Önemli olan halkın aydın kesimini kandırmak değildir. Onları kandırmak zordur ve zamanı boşa harcamış olursunuz. Asıl hedefiniz cahil ve okumamış kitleler olmalı. Eğer belli bir konuda hedefinizde dindar kesimler varsa, onlara Tanrıdan ve peygamberden söz edip inançları doğrultusunda kolayca kandırabilirsiniz.

***

DENGELİ DEMOKRASİ

ALINTI

Önemli olan halkın aydın kesimini kandırmak değildir. Onları fazla önemsemeyin. Onları kandırmak zordur ve zamanı boşa harcamış olursunuz. Sizin asıl hedefiniz cahil ve okumamış kitlelerdir. Onları kandırmak çok daha kolaydır.

Eğer belli bir konuda hedefinizde dindar kesimler varsa, onlara Tanrıdan ve peygamberden söz edip inançları doğrultusunda kolayca kandırabilirsiniz. Bu amaçla kilise cemaatini kullanmakta yarar vardır.
Joseph Goebbels [1897-1945]

HİS AKIL İRADE

©Erol Erdoğmuş.

His istektir. Amacı belirtir. Sözgelişi “Güçlü olacağım isteği. Niçin güçlü olmalıyım? Nasıl güçlü olmalıyım? Ne zaman güçlü olmalıyım? Nerede güçlü olmalıyım sorularının yanıtını veremez. Bilgisizliğin karanlığında veya loşluğundadır çünkü.

Akıl; karanlıkları, loşlukları aydınlatan; öznelerin, nesnelerin, olayların, kavramların ölçülüp biçilip biçimlendirilmesine olanak sağlayan ışıktır. Akıl çaba gerektirir. Aklın ilk çabası öğrenme, bilgi edinme çabasıdır. İkinci çabası edindiği bilgiyi akıl yürüterek işleme çabasıdır. Aklın çabaları karar verme ile sona erer. Karar, uygulanmak üzere iradeye devredilir. Bu kez iradenin çabası başlar.

Oysa his; doğaçlamadır, hiçbir çaba gerektirmez, kendiliğinden oluşur. Şımarık çocuk misali istediğinin yapılması için sadece tepinme çabası gösterir. Akıl ve irade üretken çaba gösterirken, his hazıra konmayı beklemekle yetinir.

İnsanzade rahatına düşkün olduğu için; genelde insanoğlu çaba gerektiren akılegemen değil, çabasız hisegemendir. Toplumlarda çoğunluğu hisegemen kitleler oluşturur. Goebbels’in hedef gösterdiği az bilgili kitleler, hisegemen kitlelerdir.

OYLARIN EŞİTSİZLİĞİ

Anayasamızın 67. Maddesi “Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. (…)” buyuruyor. Oy nedir? Oy; kişinin bir konuya ilişkin duygusunu, düşüncesini ve davranışını belirten kararı’dır.

Ne var ki; her oy kişiye özeldir. Farklı düzeyde -ilköğrenim, ortaöğrenim, yükseköğrenim mezunu olarak- bilgi ve akıl yürütme ile üretilmiştir. Kantite olarak oy’lar; “Evet”, “Hayır”, “Çekinser” olarak eşit sayılsa da, kalite olarak hiçbir oy diğerine eşit değildir.

İlköğrenimi bitirmemiş birini; ilköğrenimi, orta ve yükseköğrenimi bitirmiş sayabilir, hekimlik, mühendislik yapmasına izin verebilir miyiz? Dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmez!..Politikacıların işine geldiği için; seçimlerde ve halkoylamalarında buna izin verilmekte; Goebbels’in sözünü ettiği az bilgili ve çok inançlı çoğunluğu kolayca inandıran politikacılar demokrasiyi dengesizleştirmekte, aydın kesimi etkisizleştirerek toplumu sömürmektedirler.

ÇÖZÜM

Toplumların eğitim düzeyleri kriter alındığında; çoğunluğun az öğrenimlilerden oluştuğu görülür. Herkes öğrenimsiz yada ilköğrenimlidir. Herkes ortaöğrenimli yada yükseköğrenimli değildir. Demokrasiyi azöğrenimli çoğunluğun diktasından kurtarmak ve denelemek için:

1. Öğrenimsizlerle azöğrenimlilerin oyları birbirine eşit kabul edilmeli ve kalitesi (1) ile değerlendirilmelidir.

2. Ortaöğrenimlilerin oy kalitesi (2)

3. Yükseköğrenimlilerin oy kalitesi (3) olarak değerlendirilmelidir.

(1) 100 İlköğrenimlinin oyu 1×100=100

(2) 50 Ortaöğrenimlinin oyu 2×50 =100

(3) 33 Yükseköğrenimlöinin oyu 3×33=99

100 İllöğrenimlinin oyu; 50 ortaöğrenimlinin ve 33 Yükseköğrenimlinin oyu ile dengelenecektir.
Bu uygulama; aydınıyla, cahiliyle halkın yararına olacaktır.