***

YARGI KARARIYLA GÖREVDEN  ALINABİLMEK

©Erol Erdoğmuş.

ÖNSÖZ

ERKLER HİYERARŞİSİ’nde alt basamak YASAMAK -karar vermek, yasa yapmak-, orta basamak YÜRÜTMEK -uygulamak-, üst basamak YARGILAMAK’tır.

Yargı; yasamayı, yürütmeyi ve alt yargıyı yargılayan en etkin Yetkin erk’tir. Halböyleyken; yürütme erkinin direksiyonundakilerin “Mahkeme bizim kararlarımızı bozabiliyorsa, biz bu makamlarda niçin oturuyoruz!.”düşüncesi ve söyleminde olması, erkler hiyerarşisine aykırıdır.

Yasamanın yaptığı yasaları yürütme uygulamazsa, Yasamanın ve yasaların hiçbir etkinliği olamaz. Ortada herhangibir yasa ve uygulaması olmayınca, yargılamadan söz edilemez.

Atatürk bu olguyu 1921’de şöyle saptamıştı: “Tatbik eden, icra eden karar verenden daima daha kuvvetlidir”. Yasama ve Yargı sadece karar verir…

Erkler Hiyerarşisinde orta basamak Yürütme, devleti işleten -çalıştıran- motor erk’tir . Bu niteliğiyle yürütme erki, yasamayı ve yargıyı olumsuz yönde etkileyebilir. Erkler Hiyerarşisi, nihai yargının son sözü söylemesini, son kararı vermesini gerektirir.

MISIROĞLU – ERBAŞ OLAYI

Bildiğimiz mısır bitkisinin oğlu varsa, kızı da olabilir. Bitki mısır’ın oğlu
Kadir bilmez Kadir, kızı kırıkkanat’lı Mine. Kadir bilmez Kadir’in zihninden akan lağımı etkisizleştirmek için, kırık kanatlı Mine hanım sifonu çekeceğine İlah’tan medet umuyor!.. Cumhuriyet Gazetesindeki ifadesinde 1’i 1 ile çarpacakken, milyarla çarpıyor. Atatürk’ün ölçüsü kendisidir: 1×1=1.

Hiçbir insan İlahlaştırılamaz. Hele de, 1929’da “Benim naçiz -değersiz- vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” diyen biri; sağlığında padişahlığı kabul etmemişken, vefatında ilahlığı niçin kabul etsin be Kırıkkanat’lı Mine hanım. Onu ilahlaştırman senin kırk kanadını onarmaz.

Değil herhangibirine, devleti kurtararak batılılaştırma reformunu yapmayı başaran bir dahiye karşı saygısız, Yunancı gayri milli bir mısırzadeyi hastalığı bahanesiyle merasim kıyafetiyle ayağına giderek onurlandıran (!) T.C. Diyanet İşleri Başkanı ünvanlı kişi, devlet görevi üstlenecek tıynetsiz biri olamaz!..

ERBAŞ YARGI KARARI İLE GÖREVDEN ALINABİLMELİ

MUHALEFET bu kişinin görevden alınmasında israrlı. Ama o kişiyi oraya getirenler oralı değil. Bu durum şahısları aşıyor, devletin saygınlığını zedeliyor.

Yürütme erkinin direksiyonundaki kişi ya da Kişiler, mısırzadeyi ve Erbaş’ı haklı buluyorlarsa; ortada olumsuz idari karar ve uygulama vardır. Muhalefet ve bu uygulamadan maddi veya manevi zarar görenler, idari yargıya başvurmalıdırlar.

Reklamlar