Yalancılık, hırsızlık, cinayet gibi başkasından sakladığı gerçeği çalma suçu değil midir? Oysa, hukukun amacı adalet üretmektir. Adalet; adalet düşmanları dışında, herkesin onaylayacağı nitelikte olmalıdır. Ancak ; Hukuk da, Hukukçulara bırakılmayacak kadar önemlidir.

***

©Erol Erdoğmuş.

OLAY

12 Yaşındayken 1 kg baklava çaldığı için 6 yıl hapse mahkum edilen Ali Avcı,aradan 14 yıl geçtikten cezasını çektikten sonra, trafik kazası geçirerek tekrar gündeme geldi. Acil şifalar dilerim.

12 Yaşındaki çocuk henüz reşit değil. Altı yıllık hapis cezasını tamamlayınca reşit olacak.
[Haber – 1] + [Haber – 2]

HUKUK BİLİM DEĞİL KABUL

“İncelediğiniz konuyu” diyor Lord Kelvin -İskoçyalı Fizikçi 1824; 1907- “ölçebiliyor ve rakamlarla belirtebiliyorsanız, bu konuda birşeyler biliyorsunuz demektir. Ölçemiyor, ya da rakamlarla belirtemiyorsanız, bu konudaki bilginiz zayıftır ve güvendirici değildir. Bu durum bilgi’nin başlangıcı olabilir, fakat düşüncelerinizde bilim düzeyine yükselmiş sayılmazsınız » [William Thomson]

“Hukuk İlmi” okuttuğundan dem vuran akademisyenlere ithaf olunur…

Herkes metre ile mesafeleri, gram ile ağırlıkları aynı ölçülerle ölçer, aynı rakamlarla belirtirken; hukuk bu objektiflikten yoksundur. Her ülkede fizik aynıdır, kimya aynıdır; hukuk farklıdır, hukuktan kaynaklanan yasalar farklıdır. Kelvin’e göre hukuk bilim sayılmaz. Hukuk, Teoloji -ilahiyat- gibi kabullerden kaynaklanır. Kanun Koyucu Ulular -etkin ve Yetkin’ler-; orantısız kabulleri onaylayabilirler. Metre kullanmadan göz kararıyla şu kadar metre diye hüküm verebilirler.

Oysa hukukun amacı adalet üretmektir. Adalet; adalet düşmanları dışında, herkesin onaylayacağı nitelikte olmalıdır.

Suç; ceza -yaptırım- ile, Borç ise Alacak ile sıfırlanmalıdır.

Suç=Ceza Suç-Ceza= sıfır. Bu durumda hukukçu, denklem çözen matematikçidir.

“Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesinin geçerli olabilmesi için; Adalet Bakanlığı’nın “T.C. Yasalarına Göre Suçlar ve Cezaları” el kitapları hazırlayarak Türkçesini vatandaşlara, İngilizcesini turistlere ücretsiz dağıtması gerekmez mi? [Gerekçeli, açıklamalı TCK]

Suçlar ve cezaları böylece envanterlendikten sonra; önem derecelerine göre sıralanmalı ve orantılandırılarak, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

FİKİR CİMNASTİĞİ

Hukuk Fakültesi mezunu değilim. Anayasamızın 141. Maddesi, istisnalar dışında “Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. (…)” hükmünü taşıyarak, herkese mahkemeleri ve mahkeme kararlarını eleştirme hakkı vermektedir. Aksi halde duruşmalar kapalı kapılar ardında yapılır, herkesten saklanırdı. Böylece Anayasamız “Hukuk, Hukukçulara bırakılmayacak kadar önemlidir” söylemini onaylamış olmaktadır.

Sözkonusu Anayasa hükmüne dayanarak, Ali Avcı davası ben hukukçu olsaydım, yürürlükteki yasalara bağımlı olmadan nasıl çözerdim?

Cana kıymayı; cinayeti ve intiharı en büyük suç sayardım. Katil, toplumun her bireyi için tehdittir. İntihar eden yaşamıyorsa, kendi kendini cezalandırdığı için, toplum için artık tehdit değildir.

“Mal canın yongasıdır” demiş Atalarımız. Candan sonra mal gelir kuşkusuz. Cana kıyma en büyük suç, malı çalma olarak bilinen hırsızlık; en büyük suçun yongası, cana kıymadan sonraki en büyük suç.

Ne var ki; yalancılık, başkasından sakladığı gerçeği çalma suçu değil mi? Hırsız da, katil gibi toplumun bütün bireyleri için tehdit.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Baklavanın kilosu 50.-TL. Olsun. Hırsızlık ülkenin her bireyi için tehdit olduğundan:

Suçun Maliyeti 50×80.000.000=4.000.000.000
Ali Avcı; ancak 6 yıl sonra reşit olabileceğine göre; 365×6=1890 gün için cezasından 4 basamak indiririm cezası 4.000.000.- TL. Olur.

Ali Avcı’yı hapisle değil, gerekiyorsa ömrünün sonuna kadar 4.000.000-.TL’yi ödemeye mahkum ederdim. Ödemeye 18 Yaşından itibaren başlatırdım.

Reklamlar