Hangisi Size Uygun?

Akıl, her şeyi olduğu gibi görmekten başka bir şey değildir.
Voltaire
Akıllı bir insan her şeyin farkına varır, budala bir insansa her konuda düşüncesini söyler.
Heine
Aslan tuzaklara, tilki de kurtlara karşı koyamaz. Öyleyse tuzaklara karşı tilki, kurtlara karşı aslan olunmalıdır.
Machiavelli
İnsana aklı dertlerinden kurtulması için verilmiştir.
Tolstoy
Yeryüzünün iki gücü vardır. Akıl ve kılıç. Çoğu zaman akıl kılıcı yenmiştir. Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri vardır. Aptal konuşur, çünkü kendisinin bir şeyler söylemek zorunda olduğunu sanır.
Platon
Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen insan akıllı bir insandır.

Epiktetos
Ancak kendi kendini yönetebilen akıllı insanlar özgürdür.
Horatius
Akılsızlar kimseden bir şey öğrenmezler ama akıllılar akılsızlardan bile çok şey öğrenirler.
Konfüçyüs
Akıllı olmak bir şey değildir, önemli olan aklını kullanabilmektir. Adaletten ve erdemden yoksul olan bilgi düzenbazlıktır, böyle bilginin akılla bir ilgisi yoktur.
Descartes
Sorabilmek için daha önce öğrenmek gerekir.Akılsız insanlar hırsızların en zararlılarıdır. Zamanımızı, sevincimizi, mutluluğumuzu çalarlar.
Goethe
Akıllı bir insanın ülkesi tüm dünyadır.
Aristo
Aklın egemenliği gerçek erdemdir.
Spinoza
Bir ulusun büyüklüğü nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve erdemli kişilerinin sayısı ile belli olur.
Victor Hugo

***

SİNSİ GİZLİ EMİRERLERİ, YANDAŞLAR
14 Mayıs 2018-ANKARA

©Av.Nurullah Aydın

Kimi efendi kimi emireri. Kimi bey hanım, kimi hizmetli, hizmetçi. Kimi durumundan mutlu, kimi mutsuz. Kimi bu dünya nimetlerine sahip olarak haz duymak peşinde, kimi öte dünya umudunda.

Kendisinde bir takım özellikler olduğunu düşünen her insan yaşamında bir rol oynar. Roller de ya başrol ya oyuncu ya da figüranlıktır. Yani insanın beynine yapılan düşünce – inanç şırıngası insanı tercihe yönlendirir.

Gerçek hayattan rol modeli olarak zihinlere yansıyan; güç ve paranın bütün değerleri ezerek yerine geçmesi, toplumun yaşam tarzını kemiren başka bir salgın hastalığa daha yol açıyor.

Bu tehlikeli salgın yolsuzluktur. Güç ve paraya ulaşmak için her yolu mübah kılan bu virüs, esir aldığı toplumu çökertir, yaşam tarzını hastalık üreten bataklığa çevirir. Çünkü tüm kaynaklar yolsuzluğa kurban gittiği için, ruhsal ve sosyal hastalıklar içinde kıvranan toplum yeni kurban olacaktır.

Önlenemeyen sosyal hastalıklar, zincirleme yolla ve çığ etkisiyle yaşam tarzımızı işte böyle kirletiyor.

Zihinsel işgale uğrayan toplumlar

Beyinleri sığlaştığı için soygunun boyutunu kavrayamaz, neden ve nasıl gittiğini anlayamaz, önlem alamaz. Alık alık seyreder. Kaybettiği bu trilyon dolarların binde birini bile tekrar borç alabilmek için, kedinin kendi kuyruğuyla oynadığı gibi sürekli dolanır durur. Sürekli sahte şifreleri çözmekle oyalanır. Halbuki, asıl şifresi; kendi hayatının ve sağlığının kilitlendiği bu şifredir, bilemez ve çözemez!

İşte bu zihinsel işgal ve esaret; içinde yaşadığımız akvaryumu kirleten, zihinleri kilitleyen ve toplumları acınacak hale getiren böylesine acımasız bir akıl oyunudur.

Zihinsel Esarete Uğrayan Toplumlar

İçine düştükleri hastalık üreten bataklığı idrak edecek ve kurutacak zihinsel yetenek ve derinliği de kaybederler. Onların yapabileceği tek şey; bu bataklığın sürekli ürettiği sivrisinek ordusuyla savaşmak ve kıt kaynaklarını ahmakça harcamaktan ibarettir. Ama bu sivrisinek bulutları hiç bitmeyecektir.

Toplumu beyinsiz hale getirecek her işlem, zihinsel köleliği sağlamanın en kısa yoludur. Bunun üzerine algı yönetimi de eklenirse, bir tek kurşun bile atmadan bilinçaltı kurgulama ile toplumlar kolayca yönetilir. Bilim ve akıl gücünü koruyamayan devletler, yöneten aklı kaybettiği için yönetilen duruma düşerler. Çağdaş kölelik işte böyle oluşuyor.

Bu akıl oyununda, sağlıktan ekonomiye her alanda devam eden küresel savaşın değişik şekillerini bilmeyen toplumların yaşama şansı yok.

Herkes bir tuhaf durumda

Şaşkın şaşkın bakıyor. Anlamıyor, anlamış görünüyor veya anlamaya çalışıyor. Günümüz karmaşasında dikkatlerimiz çok farklı düzlemde seyrediyor. ABD-İngiltere-Fransa; Ortadoğu, yani İslâm coğrafyasını yeniden kendine göre düzenlerken ve işgal ederken Müslümanlar nelerle meşgul dersiniz..!

İster buna ırkçı ister dinci emperyalizm denilsin nihayetinde Müslümanları kuşatmış bulunuyor. Daha küçük parçalara bölüyor, tamamen kendi kontrolüne alıyor. Milyonları bulan insan ölümleri, kültür tarihinin tahribi, psikolojik travmalar çok daha etkili ve tehlikeli durumda.

* Müslümanlar, güdümlü dalganın etkisinde

* Müslümanlar karunlaşıyor.

* Müslümanlar burjuvalaşıyor.

* Müslümanlar modernizmin etkisinde.

* Müslüman kadınlar moda dalgasının etkisinde cinsel meta.

* Müslümanlar sekülerleşiyor.

* Müslümanlar İlahi mesaja dayalı İslâm’dan uzaklaşıyor.

Türkiye, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika, Ortadoğu İslam ülkeleri; NATO ve ABD işgali altında. NATO üssü, radar üsleri, İncirlik ve daha onlarcasını görmemek, bunları tartışmamak ne kadar doğrudur?

Bunları görmemek, bunların üzerinde durmamak gaflet değil midir? Bütün bu tehlikeler göz ardı edilerek salt geçmişte de böyleydi bahanesiyle emperyalizmin işgaline göz yummak ne kadar sağlıklı bir bakıştır?

Güç odakları medyayı çok güçlü olarak kullanıyor. Ne yazık ki bunun içinde farkında olunarak ve olmayarak iblisin yolunda olanlara hizmet konumuna düşülüyor.

Neden evrensel boyutta değil de yerel düzlemde olaylara bakıyoruz?

Neden evrensel insani değerler açısından değil de şarlatanların rahat yaşaması için gerçekleri görmemeye direniyoruz. Zihinlerimize, enerjimize, zaman israfımıza yazık oluyor.

Günün Sözü: Kin nefret ve öfke içinde olanlar, kendi oyunları içinde kalırlar.

Reklamlar