Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!
Ziya Paşa


Geçmişten adam hisse kaparmış…
Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.

Mehmet Akif Ersoy

***

2018…
Dünü ve Bugünü! – II –

munir_kebir2

© Münir Kebir

Tarih tekerrür eder mi etmez mi bilmiyorum…

Mehmet Akif Ersoy’un mealen söylediği ;“Eğer tarihten ibret alınsaydı,hiç tekerrür edermiydi?” veciz sözü karşısında,Türk Ulusu olarak bizler, tarihten ibret alma yerine hamasetten medet umma cihetine gittiğimiz için, bizim açımızdan tarih tekerrür ediyor sonucunu çıkarıyorum.

Amerika’da her yıl Türk Günlerini mehter takımıyla temsil etmemiz, şu geçtiğimiz hafta içinde, Osmanlının çöküş döneminde 33 yıl Padişahlık yapmış, sevapları yanında günahlarını da tarihten öğrendiğimiz Merhum II.Abdülhamit’i, adeta Osmanlı Devletini kendisi; “Devlet-i Âliyi Osmaniye” yapmış gibi, Hükümet ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde öve öve bitirmeyişimiz, hele ki, Prof. titlesine haiz bir akademisyenin (Sakarya Üniversitesinde Prof.Dr Ebubekir SOFUOĞLU), daha da ileri giderek,Google’ı II.Abdülhamit’in icat ettiğini ileri sürmesi, bizim ibret yerine, hamaseti tercih ettiğimizin çok açık kanıtlarından birkaçı değil midir?

******

Şimdi gelelim şu Allah’ın lanetlisi, PKK ve onun isimlerini sayamadığım türevleri olan fraksiyonlarına. PYD, YPG ve ila…

Korgenerallerimizden Sayın Altay TOKAT’ın Hakkari Dağ ve Komando Tugayı iken, yaşadıklarını çok kısa alıntılamaya çalıştığım 1995-1997 yıllarında ki, bir anekdotuna…

Terörist başı Öcalan örgütüne yönelik yazılı bildirisinde; Org.Altay TOKAT Paşanın ileri derecede kararlı ve taktikçi olduğunu, kendi örgütünün bu taktiklere karşı yeni taktikler geliştiremedikleri takdirde yok olacaklarını belirterek; Terör örgütü sıkıştığı zaman Kuzey Irak’a, Suriye’ye ve Lübnanın kuzeyindeki, Suriye’ye ait Bekaa vadisine sığınıyorlardı.Yunanistan, örgüte, ağır silahlardan alçak irtifa hava savunma füzelerinin eğitim ve malzeme desteğinde bulunuyordu. Barzani ve Talabani ise, örgütü örtülü destekliyor ve koruyordu. PKK ise yurt içinde korucuları silah bırakmaları konusunda tehdit ediyor ve yurt dışında yayınladığı TV ve Radyolar vasıtasıyla, yanlış yayınlarla örgüt üyelerini motive ediyordu.

Bu durumda sınır ötesi harekat kaçınılmazdı.Bu, hem örgüte zarar verir ve hem de, örgütü destekleyen dış güçleri caydırır ve vazgeçirirdi. Öyle de oldu….

Teröristler Çukurca’da sözde Zap Cumhuriyeti kurmuş ve bir mağarayı da Başkent ilan etmişlerdi.Bu oluşuma karşılık önce Çekiç Güç olarak kodlanan harekatla ,bu düzen yerle bir edildi. Ardından Çelik ve Şafak kodlu büyük çaplı ve kapsamlı sınır ötesi harekatla PKK’ya ağır zayiatlar verilerek, silahlı gücü dağıtıldı ve marjinal seviyeye indirildi.. PKK’ya destek veren tüm dış güçler, PKK’dan ümitlerini kestiler. Bu durum sonucunda, ister istemez Öcalan’a sahip çıkmadılar ve APO’yu Türkiye’ye teslim ettiler.

Korgeneral Sayın Altay TOKAT Paşa, APO’nun hukuk çatısı altında bağımsız mahkemece İdam cezasına çarptırıldığı ve Yargıtay’ın da onaylamasına müteakip Mecliste bu kararın bekletilmesinin, Türkiye açısından tarihi fırsat olarak algılanması gerekirken maalesef bu fırsatı kullanamadık. Diye belirtiyor.

******

Org.Tokat Paşa’nın bu tezine karşıt bir görüş şeklinde belirt-me-miş olarak, sadece şu açıklamayı,bir vatandaş olarak uygun görmekteyim. APO’nun Turkiye’ye teslimi; DSP-MHP-ANAP KOALISYON hükümeti kurulduktan sonra, asılmayacağı garanti edilerek gerçekleşmiştir Bu koalisyonda MHP, idamın erteletilmesine onay vermiştir. Ve fakat idamın kaldırılmasına ilişkin oy çokluğuna varıldığı için, Oy Birliği yönüne yanaşmayarak, bununla seçmenlerine ve Türk halkına karşı ilerde kendine bir savunma mekanizması oluşturmuştur.

******

Bu gün geldiğimiz noktada,oldukça dikkatimi çeken şey, AKP Parti Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan Fetö ve onun cemaat üyelerinin hain darbe girişiminden sonra, Fetö için idam cezasını onaylayacağını açık bir şekilde dünya kamuoyuna açıklamıştır.

AKP yandaşları; 15 Temmuzda FETÖ ve hainlerinin RTE’yi arkadan hançerlediğini çok açık bir biçimde ileri sürüyorlar. Bu iddia; Sayın RTE’nin FETÖ’cülere hitaben “Ne İstediniz de Vermedik” aleni açıklaması karşısında, hem Sayın RTE’nin ve hem de AKP hükümetini oluşturan Milletvekili ve Bakanlarının 12 yıl boyunca ülkeyi bu sinsi düşman cemaat oluşumuna adeta kendi malını kullandırırmış gibi ülkeyi teslim ettiğini ve fakat bu teslimden beklediği neticeyi(!?) alamadığını, ister istemez feraseten akla getiriyor.

Öyleyse,böyle bir sinsi oluşumun başını çeken kişiye idam cezasını istemesi evleviyetle APO canisi için de istemesini zorunlu kılmış olur. Ama bakıyoruz ki, idam etmek bi tarafa, APO’ya “Sayın” hitabının suç olmaktan çıkarılması, 35 tane teröristi Habur’dan ülkeye geçirmesi ve ayaklarına kadar çadır mahkemesi götürerek onları aklaması yanında, ayrıca Diyarbakır/Suriçinde, Mardin’de ve ilçelerinde Güvenlik güçlerine; ”PKK’lılara dokunulmasın” emrini vererek, bu la’net örgütün, ülkemizin bu bölgede hendek teşkilatlanması yoluna giderek, bu bölgenin kan gölüne dönüşmesine fırsat vermiştir.

Keşke bununla bitse,Bugün Çek Cumhuriyetinde yakalanan azılı terörist Salih Müslim için iade talebi başlatmış ve sanki iade edileceği izlenimi ile algı yoluna giden AKP Hükümeti,bu teröristin Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olmadığı,daha önce de kendisinin kırmızı halıyla ülkemizde ağırlandığı adeta yok gösterilmeye çalışılmaktadır.Ne kadar acı….

******

Ulu Önderimiz Atatürk’ün evimin bir köşesine astığım resmine bakıyorum. Resimde, ülkemizde dolar milyarderleri yok, Köylü, Şehirli, Zanaatkâr, Esnaflardan oluşan topluluk var. Bu topluluğun üst kısmında bir pankartın üzerinde ; ”Cumhuriyeti Biz böyle Kazandık” diyor. Resmin Sağ tarafında tam bir asalet yıldızı Yüce Atatürk’ün portresi ve altta ; ”..onu yükseltecek ve devam ettirecek sizlersiniz” diyor. Birdenbire aklıma Kırmızı fesinden başka kendini tanıtacak hiçbir özelliği olmayan, akıl hastanesinde yatmış kişi ve onu ziyaret edenler geliyor!…

Atatürk’ün, sizler diye hitap ettiği özne, bugün oy sandığına giden 54 milyon Cumhurdur.. Ben bu cumhurun bir ferdi olarak gücüm bu makale kadardır. Yaşım ve sağlığımın elvermediği eksikliğimden dolayı üzüntüm derindir.

Kaygı ve Umutlarımla,

*




Reklamlar