AB ile Brexit müzakerelerinin başlaması «tehlikede» mi?!

☑ İngiltere’de 8 Haziran tarihinde gerçekleşen seçimlerin sonuçları beklenmeyen bir tablo ortaya çıkardı. Sonuçlara göre Başbakan Theresa May’in Muhafazakâr Partisi oyların %42,4’ünü alarak, 12 milletvekilliğini kaybetti ve Parlamento’da çoğunluğu sağlayamadı.

☑ Muhalefetteki İşçi Partisi oyların %40,1’ini aldı ve Parlamentodaki vekil sayısını 29 artırdı. Oyların %7,3’ünü alan Liberal Demokratlar oylarını artırırken, İskoç Ulusal Partisi ve Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi oy kaybetti. Muhafazakâr Part’nin Parlamentoda çoğunluğu sağlaması için başka bir Parti’nin desteğini alması gerekiyor. 12 vekilliğe sahip olan Liberal Demokrat Parti’nin Başkanı Muhafazakâr Parti veya İşçi partisi ile birlikte çalışmayacaklarını açıkladı. Muhafazakâr Parti’ye Kuzey İrlanda merkezli Demokratik Birlik Partisi’nin hükümet kurmak için destek vermesi bekleniyor.

☑ Son yıllarda ABD ve AB ülkelerindeki seçimler var olan sistemin değişimine yönelik şaşırtıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Globalleşme rüzgârı, mali krizin etkileri ve uluslararası sistemde çok merkezli bir düzene geçiş sinyalleri ülkelerin iç siyasi yapılarını da etkilemekte ve ana akım diyebileceğimiz merkez partilerin oy oranlarında önemli bir dalgalanmaya yol açmakta. İngiltere’de Başbakan Theresa May’in özellikle Brexit müzakerelerini yürütürken daha güçlü bir Parlamento çoğunluğu sağlamak için ilan ettiği erken seçimler ters tepti ve May arzu ettiği çoğunluğu alamadı.

☑ Bunun yanında muhalefetteki İşçi Partisi de çoğunluğu sağlayamadı ve böylece bir koalisyon ya da azınlık hükümeti ihtimalini doğuran bir sonuç ortaya çıkmış oldu. İngiltere’de meydana gelen terör saldırılarının da bu sonuçta etkili olduğu ve iktidarın terörle mücadeledeki yetersizliğinin halkta memnuniyetsizlik yarattığı da söylenebilir.

© photocredit

***

ADA’DA GERÇEKLEŞEN SEÇİM SONUÇLARI NE ANLAMA GELİYOR?

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu

Başbakan Theresa May’in 18 Nisan’da açıkladığı erken seçim kararıyla girilen seçim yarışında, 68 siyasi parti yer aldı. Parlamentodaki 650 milletvekilliği için 191’i bağımsız toplam 3 bin 304 aday yarıştı.

Terör saldırılarıyla sarsılan Birleşik Krallık’ta 8 Haziran tarihinde gerçekleştirilen erken seçimlerin ilk sonuçlarına göre iktidardaki Theresa May’in liderliğindeki Muhafazakar parti mecliste çoğunluğu kaybetti. Jeremy Corbyn’in İşçi Partisi sandalye sayısını ciddi şekilde arttırdı.

Sonuçlara göre iktidardaki Muhafazakar Parti 314, ana muhalefetteki İşçi Partisi 266 milletvekili çıkarıyor. Jeremy Corbyn liderliğinde İşçi Partisi milletvekili sayısını 34 sandalye artırıyor. Hatırlanacağı üzere 2015’teki son seçimlerde Muhafazakâr Parti, 331 sandalye ile çoğunluğu elde ederken, İşçi Partisi 232 koltuk kazanarak ikinci olmuştu. Sandık sonuçlarına göre, ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi (SNP) de seçimin kaybedenleri arasında. SNP’nin milletvekili sayısı 22 azalarak 34’e düşüyor. Liberal Demokrat Parti (LDP) ise milletvekili sayısını 6 artırarak 14’e çıkarıyor. Aşırı sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) seçim sonuçlarına göre milletvekili çıkaramıyor.

Bu sonuca göre Theresa May liderliğindeki Muhafazakar Parti tek başına iktidar için gerekli 326 milletvekiline ulaşamıyor. Sandık sonuçları, Birleşik Krallık’ta bir koalisyon veya azınlık hükümeti ihtimaline işaret ediyor. İngiliz basını, sandıktan çıkan sonucu, hiçbir partinin çoğunluğu teşkil etmediği parlamento için kullanılan İngilizce ‘hung parliament’ yani “askıda parlamento” olarak dünyaya duyurdu. Ülkede bir siyasi partinin tek başına iktidar olabilmesi için parlamentodaki 650 sandalyenin en az 326’sını kazanması gerekiyor. Sonuçlar, Brexit kararının nasıl uygulanacağı açısından oldukça önem taşıyor.

Geçen yılki referandumda “Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması” yönünde sürpriz kararın çıkmasının ardından Muhafazakâr Partili Başbakan David Cameron istifa etmiş, yerine May gelmişti. Bilindiği üzere May’in 2020’deki seçimleri öne almasındaki en önemli etken Avam Kamarası’ndaki çoğunluğunu artırarak AB ile yürütülecek ve hayli sancılı geçecek Brexit müzakerelerinde elini güçlendirmek istemesiydi. May; İşçi Partisi, İskoçya Ulusal Partisi (SNP) ve Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) Brexit sürecini parlamentoda zorlaştıracağını öne sürüyordu. “Sert Brexitçi” olarak nitelendirilen May, AB ile üyeliğe dair bütün ilişkileri kesmek isterken, muhalefetteki İşçi Partisi ve Liberal Demokrat Parti, ülkede yaşayan AB vatandaşlarının haklarının korunması ve ortak pazara erişimin devamı gibi taleplerle “yumuşak Brexit”ten yana tavır alıyordu. Sonuçta her ne kadar resmi müzakerelere haziran ayı içerisinde başlanması planlanıyorduysa da fiiliyatta bu mümkün görünmüyor.

Sert Brexit” yanlıları kaybetti

Seçim sonuçlarının May’in arzu ettiği şekilde tecelli etmemesi Brexit sürecini de belirsizliğe soktu. Seçimden sonra, 19 Haziran itibarıyla İngiltere’nin AB ile Brexit müzakerelerine başlaması bekleniyordu. Ancak şimdi bu takvime uyulması mümkün gözükmüyor. Muhafazakâr Parti’nin dışardan destek alarak bir azınlık hükümeti kurması halinde, müzakereler başlatılabilir ancak May’in böyle bir durumda güçlü bir müzakere pozisyonu olmayacaktır ve Parlamento’dan Brexit ile ilgili herhangi bir mevzuatı geçirmesi oldukça zor olacaktır.

Demokratik Birlik Partisi’nin desteğini almak zorunda olması da bu Parti’nin daha yumuşak bir Brexit müzakeresi yürütülmesi yönündeki tercihine uyum sağlamasını gerektirebilir.

Muhafazakâr Parti içinde bir lider değişikliği olması durumunda ise, Brexit ve bu sürecin nasıl yürütüleceği konusu yeniden tartışmaya açılacaktır.

Seçim sonuçlarına baktığımızda, gençlerin ve Brexit referandumunda AB’de kalma yönünde oy kullanan bazı bölgelerde çoğunluğun İşçi Partisi veya İskoçya’da İskoç Ulusal Partisi’ne oy verdiğini görüyoruz. Bu durum da Brexit sürecinin yürütülmesi konusunda Muhafazakâr Parti’nin pozisyonunun destek bulmadığını ortaya koyuyor. AB’den ayrılma kararının İngiltere’de siyasi fay hatlarını yerinden oynattığı açıkça görülüyor. Şu anda en yüksek oyu alan iki parti olan Muhafazakâr Parti ve İşçi Partisi Brexit sürecinin devam ettirilmesinden yana. Yani Brexit’ten cayma şeklinde bir gelişme beklemiyoruz. Ancak Brexit müzakerelerinin nasıl yürütüleceği ve AB ile ayrılma sonrasında yeni ilişkinin mahiyeti büyük ölçüde bu seçim sonuçlarına da bağlı olarak belirlenecek. Seçim sonuçlarını bir kelime ile özetlemek gerekirse, “sert Brexit” yanlıları kaybetti diyebiliriz.

*

Related:
(Added by Editor!)

§ Where it went wrong for Theresa May

§ Letter of congratulations from President Donald Tusk to Theresa May on her reappointment as Prime Minister of the United Kingdom

§ Great result for Labour. Voters reject May’s dangerous vision of UK and Brexit

Reklamlar