***

munir_kebir2

© Münir Kebir

İç sorunlarımızla yaşadığımız belirsizlik ve karamsarlık yerini Orta Doğu’nun nereden ne getireceği meçhul belirsizliğine bıraktı.

Ne var ki; insanlarımız dirayet yerine rehavetle yaşam sürdürmeye devam….

Katar, 2 Milyon 200 yüzbin nüfuslu bir Arap Devleti. Aslında aşiretlik/şeyhlik demek daha doğru olur. Birinci Dünya savaşından sonra 1916’da İngiliz işgaline giren Katar, 1971 yılında bağımsızlığını kazandı.

Katar’ı devlet yapan ana öge; muazzam petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olmasıdır.Aynı zamanda Uluslar arası arenada flaş yapan El-Cezire TVnin sahibidir.

Peki ne oldu Katar’a?….

Tek kelimeyle söylersek; İkili oynadı. Bir yandan İsrail ve Amerika’ya hoş görünme siyasetini kullanırken, beri tarafta Sunni İslam alemine karşı Filistin halkının haklarını savundu. Bu savunmanın aracı olarak Müslüman Kardeşlere, namı diğer İhvana parasal ve lojistik destek sağladı. El-Kaidenin yer aldığı IŞİD’e bu yolla destek verdiği Trumph tarafından kanıtlanınca Suudi Arabistan önderliğind Mısır, Libya, Ürdün, Kuveyt, Bahreyin ve Birleşik Arap Emirliklerinden oluşan koalisyon tarafından tard edildi.(dışlandı)

Katar, sebze ve Gıda maddelerinin %40’ını Suudi Arabistandan ithal yoluyla karşılayan bir ülkedir. Suudi Arabistan Koalisyonu, Hava Sahasını ve Karayolu taşımacılığını da durdurduğu için Katar,Türkiye ve İran’dan bu ihtiyacını temin etme yoluna şu anda başvurmuş durumdadır.

*****

Katar’ı vuran bu ani Tsunaminin perde arkası, aslında İsrail’in olan korkusu İrandır. Bu yüzden, Türkiye ‘nin durumu da rölantiye alınmıştır dersek en azından tedbir gayesiyle yanlış olmaz.

Çünkü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Rabia işareti ni adeta kutsal bir sembol olarak her seferinde ülkemiz insanlarına empoze etmesi ve hatta bu işareti makam odasındaki masasının üzerine taşıması, Mursi’yi, Sisi’ye karşı sahiplenmesi ve Filistin’de Haması desteklemesi, ister istemez İsrail ve ABD’nin; Türkiye’yi İran karşıtı tavır almaya yönlendirecektir.

Olur mu olmaz mı?

Bu sorunun cevabını 54 Milyonluk Cumhurumuza bırakıyorum şimdilik…
Hoşça kalınız.
Saygılarımla,

*

 

Türkiye – Katar Siyasi İlişkileri

Türkiye – Katar ilişkilerinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

Katar, Türkiye’nin bölgede üstlendiği role önem atfetmektedir. Yönetim ve halkın Türkiye’ye ilişkin izlenimleri olumludur.

Katar bölgesel sorunların çözümü için en önde çaba gösteren Arap ülkesi konumundadır. Katar’ın üst düzey yönetimi bu hususlarda ülkemizle yakın istişare içinde olmayı tercih ettiklerini ve dış politikalarında Türkiye’ye özel önem verdiklerini sıklıkla dile getirmektedirler.

Katar’la işbirliğimiz, BM ve İKÖ gibi uluslararası kuruluşlarda son yıllarda artmıştır.

2008-2011 dönemi karşılıklı üst düzey ziyaretlerin yoğunlaştığı bir dönem teşkil etmiş, bu ziyaretler ikili ilişkilerin derinleşerek gelişmesini sağlamıştır.

Katar’a yönelik ihracatımız ağırlıkla demir-çelik mamullerinden oluşmakta, elektrikli makine ve cihazlar, motorlu araç ve parçaları, ev tekstil ürünleri, mobilya ve gıda diğer ihracat kalemleri arasında yer almaktadır. Katar’dan ithalatımızda ise, doğalgaz, plastik ve mamulleri ile kimyevi ürünler başlıca mal gruplarını teşkil etmektedir.

Katar’daki Türk yatırımları esas olarak müteahhitlik (alt taşeronluk) ve müşavirlik hizmetleri alanında gerçekleşmektedir. Büyük inşaat şirketlerimizin de aralarında bulunduğu 30’dan fazla şirketimizin bugüne kadar üstlenmiş olduğu projelerin toplam tutarı yaklaşık 8,5 milyar Dolara ulaşmıştır.

Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar sermayesinin Türkiye’ye yöneltilmesi yoğun çaba gösterdiğimiz alanlardan birisini oluşturmaktadır.

Katar’dan ülkemize boru hattıyla doğalgaz tedariki projemiz üst düzeyde olumlu değerlendirilmektedir.

*

[Kaynak.]

Reklamlar