«Üç Maymunları» mı Oynayacaksın?!

⚠ ⛔ Zaman giderek daralıyor. TBMM önümüzdeki günlerde zeytinliklerin yok edilmesinin önünü açacak bir yasa görüşecek. İktidar halkı kandırma operasyonlarını aralıksız sürdürüyor. Tarım Bakanlığı doğrudan kendisini ilgilendiren bir konuda sessiz.

⚠ ⛔ Bir sır değil, kamu yararı var diye bugüne kadar ne kadar güzellikler, doğal varlıklar varsa yok edildi. Yıllardır altın madeninden ülkenin köşeyi döneceği anlatılıyor, ama kirlilikten başka bir şey yok.

⚠ ⛔ Milletvekillerini olayı anlatarak ikna etmek mümkün değil. Onlara sanayinin ve madenciliğin gelişimi için bir kısım zeytinlerin yok edilmesinin kaçınılmaz olduğu söylenmişse bunu yapacaklardır. Altın ve Maden şirketlerinin “ikna gücü” yüksek.

⚠ ⛔ Bir yerde 10 kilo altın olsa, en pis yöntemlerle bunu alıp, çevreyi yok ettikten sonra kaçmaya her zaman hazırlar. ABD gibi gelişmiş ülkelerde de yapmaktan kaçınmıyorlar. Bu yasa çıkarsa zeytinlik alanlar delik deşik edilecek. Burada yaşayan köylüler de göç etmekten başka çare bulamayacaklar.

⚠ ⛔ Referandumda ezici oranla HAYIR dedin, EGEli, AKDENİZli, doğan taruma edilecek, kanser riskini artıracak madenler açılacak, sessiz mi kalacaksın? Peki ne yapmak gerekiyor? (nö)

***

ZEYTİNLİKLERİ YOK EDECEK YASA ÖNLENEBİLİR Mİ?

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

TBMM önümüzdeki günlerde zeytinliklerin yok edilmesinin önünü açacak bir yasa görüşecek. Buna karşı iktidar 2002’den bu yana zeytinliklerin kendilerince hızla arttırıldığını söyleyerek savunma yapıyor. Evet, sayıca epeyce bir artış olmuştur. Ancak bu biraz da tütüncülüğün gerilemesi ile meydana geldi. Diğer yandan iş makinaları ile makinin kazılması yoluyla erozyona son derece açık zeytinlikler de oluştu ki bu da kötü oldu. Yanlış çeşit seçimi gibi hatalar da yapıldı. Gene de zeytinliklerin hızla genişletilmiş olması, bir kısmının yok edilmesine yol açacak yasaların kabul edilmesini mazur göstermez. [Bkz. Zeytin yeme, hurma ye!]

Yasa taslağı “kamu yararı” görüldüğü takdirde zeytinliklerin maden veya sanayi tesisleri için yok edilebileceğini öngörüyor. Hepimiz de biliyoruz ki kamu yararı var diye bugüne kadar ne kadar güzellikler, doğal varlıklar varsa yok edildi. Yıllardır altın madeninden ülkenin köşeyi döneceği anlatılıyor, ama kirlilikten başka bir şey yok.

Milletvekillerin epeyini olayı anlatarak ikna etmek mümkün değil. Eğer onlara sanayinin ve madenciliğin gelişimi için bir kısım zeytinlerin yok edilmesinin kaçınılmaz olduğu söylenmişse bunu yapacaklardır. Maden şirketlerinin “ikna gücü” çok büyüktür. Zaman daralıyor.

Bundan bir şekilde vaz geçebilirler. O da kamuoyunun ezici çoğunluğunun buna karşı olduğunun ortaya çıkması, çıkarılmasıdır. Örneğin tarım bakanlığının GDO yanlısı olduğunu düşünüyorum. Ancak ilgili yasa çıkarken toplumun ezici çoğunluğunun buna karşı olduğu anlaşılınca ülke içinde GDO’lu ürün üretmek yasa ile yasaklanmış, ancak yem maddesi olarak ithal etmeye izin verilmiştir. Tümden izin verilmesine göre sonuç kısmen iyidir veya az kötüdür. Bence halkımızın önemli bir çoğunluğu zeytinliklerin maden veya sanayi tesisi olmasına karşıdır. İşte bunu ortaya çıkarmak gerekiyor. Zaman daralıyor. Milletvekillerine telefon, SMS, email çekilebilir. Telefon edilebilir. Zeytinci köylerde oylama yapılabilir. Mitingler düzenlenebilir. En geniş çoğunluk bu yasa taslağına karşı olduğunu görülür bir şekilde (sadece internette değil) ortaya koymalıdır. İşte o zaman iktidar milletvekilleri bir kere daha düşüneceklerdir. Daha önce sanayi komisyonunda bazı iyileştirmeler yapıldı ise de bunların çok büyük bir anlamı yok. Kamu oyunda “her şey halloldu” algısı yaratmak istediler. Hiçbir şey hallolmadı. “Zeytinlikleri şöyle veya böyle artırdınız, niye korumaya devam etmiyorsunuz” diye kamuoyu sormalıdır.

Özellikle altın madencileri sanırım ellerini ovuşturuyorlardır. Bir yerde 10 kilo altın olsa, en pis yöntemlerle bunu alıp, çevreyi yok ettikten sonra kaçmaya her zaman eğimliler. Üstelik bu işleri ABD gibi gelişmiş ülkelerde de yapmaktan kaçınmıyorlar. Bu yasa çıkarsa zeytinlik alanlar delik deşik edilecek. Burada yaşayan köylüler de göç etmekten başka çare bulamayacaklar.

Ezici çoğunluğumuzla zeytinlerin yok edilmesine karşı olduğumuzu ortaya koyalım.

*

Yayımlanan makalenin sorumluluğu yazara aittir. Makaledeki hiçbir görüş ve düşünce ÜLKECE Sitesine ve editörlerine yüklenemez.
Responsibility for the views expressed in this article published entirely belongs to the author.

Reklamlar