Yetmişlerdeki güzel insanların destanı!

Kızıldağlar’ın eteklerinde hafiften yuvarlak bir tepe.
Bir Palamut Ağacı, yapayalnız, tepenin başında tek…
Vakit öğle üstü, gökyüzü uçuk mavi ve de bulutsuz.
Adam, tepedeki Palamut Ağacı’nın dibinde, ağacın kalın gövdesine yaslanmış, bir başına uzanmış.
Beyazlaşmış saçları arasında Mayıs rüzgârları…

***

 

Söyleşi ve İmza Günü

Çağatay Özcan Kokulu
İzmir’de Tarımsal Kooperatifçiliğin Tarihi ve Mayısın Gözyaşları
31 Mayıs 2017 Çarşamba Saat: 14.00
Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü
Seminer Salonu C Blok 2. kat
Düzenleyenler:
Tarım Ekonomisi Bölümü
Tarım Ekonomisi Derneği
Ziraat Fakültesi Tarım Topluluğu

***

MAYISIN GÖZYAŞLARI:
İZMİR’DE TARIMSAL KOOPERATİFÇİLİĞİN DESTANI

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya

“Fabrika kurmak”

Adeta yeni bir dünya kurmak gibi geliyor ona.
Kendi zeytinini kendi fabrikanda işlemek
İnanılacak gibi değil!
Kendi yağını çıkarmak,
Ve diğer köylerle birleşmek müthiş.

İki odalı, kapısı köyün meydanına bakan
Kooperatif binasının önünde Habib.
Düşüncelerini sürekli doldurup boşaltıyor.
Kafasında, düşler kuruyor ay ışığında.
Av peşindeki bir tilki kadar kurnaz, ve de dikkatli aynı zamanda.

Yukarıdaki satırlar Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin başkanı olan ve İzmir Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri Birliğinin de başkanlığını yapmış olan Çağatay Özcan Kokulu’nun “Mayısın Gözyaşları” adı ile destan tarzında yayınladığı kitaptan alınma. Kokulu bu eserinde 1968 yıllarının devinimlerini yansıtıyor. Hem kendi köyü olan Gödence’de hem de İzmir’in diğer köylerinde tarımsal kooperatifçiliğin gelişimini ana eksen olarak anlatıyor.

İzmir’de, Kokulu’nun da ön planda rol aldığı tarımsal kooperatif hareketi Türkiye çapında bir bankaya bile sahip olmuştu. İzmir Birliği tarımsal ürünler ihracatı yapıyordu. Daha sonra araya giren 1980 faşist darbesi hınçla kooperatif harekete saldırdı. Kooperatif hareket içinden de hatalar ve hatta darbeler olmadı değil. Bugün gene de İzmir’de bir avuç da olsa bütün Türkiye’ye örnek olarak gösterilecek başarılı kooperatifler varsa “yetmişlerdeki güzel insanların destanı” bu kitabın da alt başlığıdır– sayesinde olmuştur.

Bu güzel eseri 1968 mayısının işçi, gençlik ve özellikle köylülerini akıcı bir estetik içinde öğrenmek isteyen herkese öneriyorum. İmza gününe bekliyoruz.

Reklamlar