ABD – İngiltere – Türkiye!

***

Avupa Birliği, Savunma ve Güvenlik boyutunun geleceği konusunda köşeye sıkışmış durumda. Ne kadar kararlılık sergilese de kalıcı bir çıkış yolu bulmada zorlanıyor.

ABD’de başkanlık değişimi ve Trump’ın NATO ile ilişkilere farklı yaklaşımı; BREXIT ve şimdi de Türkiye…

Trump Yönetimi ittifakın yükünün önemli bir bölümünü artık tek başına taşımak istemiyor. Avrupalı müttefiklerinin yük paylaşımını daha fazla üstlenmelerini, diğer deyişi ile ortak bütçeye katkılarını eksiksiz yerine getirmelerini istiyor. ABD’nin katkı payı 700 Milyar $ civarında, Bu da GSYH’sının % 4’ne yaklaşıyor. 28 üyeden 26’sı ise Avrupalı; Türkiye, İzlanda, Norveç, Arnavutluk ve BREXIT sonrası İngiltere hariç gerisi Avrupa Birliği üyesi. Bu ülkelerin yıllık ortak bütçeye katkı oranları GSYH’larının % 2’sini teşkil etmesi gerekiyor ki, Yunanistan dışında (%3 civarında) Türkiye dahil hiçbiri yıllardır yerine getiremiyor. [Bknz: Funding NATO]

Avrupa Birleşik Devletleri olabilme hâyâlinin siyasi bütünleşme ve ortak bir orduya sahip olma boyutlarında, Brüksel bürokrasisinin ileri adımlar atabildiği söylenemez. Kararlılık sadece kâğıt üzerinde kalıyor. Savunma için para harcamaktan imtina eden ülkelerin tutumunun yanısıra, Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri’nin (MDAÜ) aralarından bazılarının ayak sürümeleri (zaten bozuk olan Rusya ile ilişkilerin daha da kötüleşeceği ve üzerlerindeki tehdidin artacağı endişesi) de engel teşkil ediyor.

İttifakın kamu ile ilişkilerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Tacan İldem, ‘Biz NATO’yuz, Güçlüyüz!’ sloganı ile başlattıkları yeni kampanyanın özellikle gençlerdeki NATO karşıtlığını azaltmayı hedef aldığını söylüyor. Zira, ittifakın üye ülkelerinin yurttaşları açısından özgürlüklerin ve güvenliğin teminat altına alınmasındaki temel görevinin akıllardan çıkarılmaması gerekiyor. [Alliance’s role]

Ama gelgelelim sokaktaki Avrupalının sazından çıkan sesler bozuk, çatlak, akortsuz.

23 Ekim 1983 tarihinde Brüksel’de düzenlenen gösteri de dahil Avrupa çapındakilere 5 milyonun üzerinde katılım olmuştu. Protestolar, Batı Avrupa’ya yerleştirilmek istenen ve Sovyetler Birliği’ne çevrili olacak Pershing II ve Cruise füzelerine karşıydı.

STOP! Çağırıları yapılıyordu. Bugün akşam saatlerinde Brüksel’de düzenlenmesi plânlanan gösterinin de sloganı STOP! [STOP NATO]Ama bu kez NATO’ya karşı. Invest in peace, not in war… (Savaşa değil, barışa yatırım yapın) Büyükelçi Tacan İldem’in kampanyasına da bir tür yanıt teşkil ediyor. Ne yazık ki halkın sesine kulaklarını kapatan siyasî liderler veriyorlar kararları.

İşte böyle bir havada cereyan edecek NATO Liderler Zirvesi’nden [Zirve Sayfası]sonra yayımlanacak ortak deklarasyonun içeri merakla bekleniyor. Türkiye’nin Avusturya vetosu aşılabilecek mi, hangi koşullarda Ankara vetosunu kaldıracak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Avrupa Birliği Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile yapacağı pazarlıktan ne elde edeceğine bağlı biraz da.

Bu arada Ankara’dan gelen talimat sonucu Avrupa’daki Türklerin Brüksel’de yapmayı plânladıkları Cumhurbaşkanını karşılama mitinginin iptal edildiği açıklandı. Ancak, Cumhurbaşkanı’nın uçağının ineceği askeri havaalanına yine de karşılamaya gidebileceklerin olacağı tahmin ediliyor. Oysa asıl miting Erdoğan’ın kalacağı otelin önündeki meydanda yapılmak isteniyordu.

*

Related:

§ [EU Defence: Council adopts Conclusions ]

§ [Avrupa Savunması’nın Geleceği…]

Reklamlar