Sinoplu Diyojen AB’yi; Türk insanı da AB ufkunu arıyor!

Avrupa Birliği; Britanya’nın üyelikten ayrılma süreci ve AB karşıtı akımların güçlenmesiyle sarsılan birlik yeni bir gelecek inşa etme noktasına gelmiş bulunuyor. AB, bugün her zamankinden daha fazla siyasi bir birliğe ihtiyaç duyuyor.

Ancak AB, özellikle ekonomi ve ticaretteki başarılarına karşın siyasi birlik oluşturmada başarılı olamadı. Bu alanda reforma ihtiyaç duyuyor. Dayandığı değerlere samimi bir şekilde sadık ve sahip çıkan, dış politika, ortak savunma ve güvenlik alanlarında da birleşmiş bir AB gerekiyor Dünya için…

Türkiye ise hem kırgın hem de umutsuz bakıyor AB ufkuna. Kırgın çünkü kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Umutsuz çünkü Türkiye söz konusu olduğunda sudan sebeplerle önüne engeller dikilmesi bıkkınlık yaratıyor.

AB’nin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve rayına sokmak için bu yeni süreçte hâlâ şansı var. Kendi değerlerine bağlı, Türkiye gibi aday ülkelere karşı dürüst ve açık bir politika izleyen bir AB olabilirse.

Ne diyorlar? Çıkmayan canda umut var…

***

60. YILINDA AB GELECEĞİNİ ARIYOR

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu

Bugünkü Avrupa Birliği’ni oluşturan Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Atom Enerjisi Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşmalarının 60ıncı yıldönümünde AB üyesi 27 ülkenin lideri AB Kurumlarının Başkanları ile birlikte Roma’da bir araya geldi. AB’nin geldiği noktayı kutlayan ve geleceğini selamlayan bir bildiriye imza attı. Bildiride AB liderleri, gelecek on yılda güvenli, müreffeh, rekabetçi, sürdürülebilir, sosyal sorumluluğa sahip, dünyada anahtar bir rol oynama ve küreselleşmeyi şekillendirme iradesi ve kapasitesine sahip bir Birlik oluşturmak istediklerini belirttiler. Liderler, AB değerlerine saygılı olan Avrupa ülkelerine kapıyı açık tutma niyetlerini de beyan ettiler.

Tüm Avrupa için böylesine önemli bir günde Avrupa Birliği; Britanya’nın üyelikten ayrılma süreci ve AB karşıtı akımların güçlenmesiyle sarsılan birlik yeni bir gelecek inşa etme noktasına gelmiş bulunuyor. AB, bugün her zamankinden daha fazla siyasi bir birliğe ihtiyaç duyuyor.

Tüm sorunlarına rağmen, AB bir başarı hikayesidir

Bundan 60 yıl önce 6 kurucu devlet bir araya gelerek Roma Antlaşmalarını imzaladığında, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımı üzerine yeni bir Avrupa’yı inşa etmeyi hedefliyorlardı. Demir Perde ile ikiye ayrılan Avrupa’nın, süper güçlerin dünyasında var olabilmesi için tek çare birleşmeydi. Bu birlik çeşitli aşamalardan, krizlerden ve zorluklardan geçerek bugüne geldi. Bir barış projesi olarak AB’nin tüm dünya açısından anlamlı bir bütünleşme hareketi olduğu söylenebilir. AB dünyanın en büyük ticaret bloğunu oluşturuyor. 500 milyonluk AB Tek Pazarı, 5,8 trilyon avro ile ihracatta lider konumda; Çin’in 2,5 katı, ABD’nin ise 3 katından fazla ihracatı var ve dünyada aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 80 ülkenin birinci ticaret ortağı konumunda bulunuyor.

Çoklu Sorunlarla Sarsılan AB için Birliği Güçlendirme Zamanı Geldi, Geçiyor

AB, özellikle ekonomi ve ticaretteki başarılarına karşın siyasi birlik oluşturmada başarılı olamadı. Bu alanda reforma ihtiyaç duyuyor. Ancak, dayandığı değerlere samimi bir şekilde sahip çıkan, dış politika, savunma ve güvenlik alanlarında da birleşmiş bir AB dünya için etkili bir aktör haline gelebilir.

Bugün de AB çeşitli ve çözümü zor sorunlarla karşı karşıya. Avro alanını düzenlemek, dış politikayı güçlendirmek, göç konusunda ortak ve sürdürülebilir bir politika uygulamak, büyümeyi hızlandırmak, sosyal hakları güçlendirmek gibi. AB’nin bu sorunlarla baş edebilmesi için kendi içinde tutarlı ve dayanışma içinde davranabilmesi gerekli. Ancak bugün AB üyesi devletlere baktığımızda, AB karşıtı akımların güçlendiğini, ırkçı ve aşırı sağ liderlerin oylarını artırdığını ve göç ve mülteci gibi meseleler karşısında AB’nin çapsız ve içe kapalı politikaları tercih eder noktaya geldiğini üzülerek görüyoruz. AB başarısının altında eziliyor ve kendi değerlerine ihanet eder bir noktaya ilerliyor. Britanya’nın AB’den ayrılma kararı, AB’deki bu zayıflamanın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. AB’nin kısa zamanda kendini toparlaması ancak reform yaparak ve siyasi birliğini güçlendirerek mümkün olabilir. Trump ile birlikte ABD’nin NATO’yu ve Avrupalı ortakları ile ilişkilerini gözden geçirmesi ve güneydoğu Asya’yı global politikalarının odağına koyması gibi gelişmeler de AB’yi daha etkili bir dış ve savunma politikası oluşturma konusunda sıkıştırıyor.

Ancak değerlerine sahip çıkan bir AB Türkiye için geleceğe yönelik bir vizyon sunabilir

AB liderlerinin yayımladıkları bildiride; birlik ve dayanışma içinde AB’yi daha güçlü ve dayanıklı hale getirmek konusundaki kararlılığını vurgulamaları ümit vericidir.

AB liderlerinin bildirisinde şöyle bir ifade var: “Tek başımıza küresel dinamiklerin dışında kalırız. Birlikte durmak bu dinamikleri etkilemek, ortak çıkar ve değerlerimizi savunmak için en iyi şansımız. Gerektiğinde farklı hızlarda veya derecelerde de olsa, birlikte aynı yöne doğru ilerleyeceğiz ve katılmak isteyenlere kapımızı açık tutacağız”. Bu önemli bir ifade ve eğer samimi ve kararlı bir şekilde izlenirse AB’nin çıkışının da bu yönde olacağına inanıyorum. AB ülkelerinin birçoğu için tek alternatif bütünleşmiş bir Avrupa ve bu Avrupa’yı başarılı kılmak için de fedakarlık ve sorumluluk gerekiyor.

Son dönemde Türkiye’de, Birliğin samimi olmayan ve dışlayıcı yaklaşımı sebebiyle AB ile ilgili derin bir hayal kırıklığı gözlemlemek mümkün. Çoğu vatandaşımız Türkiye’ye haksızlık yapıldığı ve üyelik müzakerelerinin başlatılmasına rağmen sudan sebeplerle bloke edildiğini düşünüyor. AB Türkiye’yi entegre etme fırsatını kaçırdı ama göç politikasından güvenliğe kadar birçok alanda Türkiye’nin katkısı AB için çok önemli. Her şeyden önce, Avrupa’nın savunması için Türkiye’nin ne kadar vazgeçilmez önemde olduğunu hatırlayalım. AB’nin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve rayına sokmak için hala bir şansı var. Ancak kendi değerlerine sahip çıkan, Türkiye gibi aday ülkelere karşı dürüst ve açık bir politika izleyen bir AB, ülkemiz için inandırıcı bir vizon sunabilir. 60. Yılında AB liderlerinden bu vizyonu ve sağduyulu tavrı bekliyoruz.

***

Roma Deklarasyonu
25 Mart 2017
27 Üye Devlet Liderlerinin, AB Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu Başkanlarının Roma Deklarasyonu

Biz, 27 Üye Devletin ve AB kurumlarının liderleri, Avrupa Birliği’nin başardıklarıyla gurur duyuyoruz: Avrupa bütünlüğünün kurulması cesur, ileri görüşlü bir girişimdir. Altmış yıl önce, iki dünya savaşının trajedisinden sıyrılarak bir araya gelmeye ve kıtamızı küllerinden yeniden inşa etmeye karar verdik. Ortak kurumlara; güçlü değerlere; barış, özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü temel alan bir topluluğa; emsalsiz bir sosyal güvence ve refah sunan, önemli bir ekonomik güce sahip benzersiz bir Birlik kurduk.

Avrupa bütünleşmesi birkaç kişinin hayali olarak başladı ve sonrasında birçok kişinin umudu haline geldi. Bunun üzerine Avrupa yeniden bir bütün oldu. Bugün beraber ve çok daha güçlüyüz: Avrupa genelinde yüz milyonlarca kişi eski ayrılıkları geride bırakmış ve genişlemiş bir Birlikte yaşamaktan istifade ediyor.

Avrupa Birliği; bölgesel çatışmalar, terörizm, artmakta olan göç baskıları, korumacılık ve sosyal ve ekonomik eşitsizlikler gibi daha önce görülmemiş hem bölgesel hem de küresel sınamalarla karşı karşıya. Hep beraber, hızla değişen dünyanın ortaya koyduğu sınamalara cevap vermeye ve vatandaşlarımıza hem güvenlik hem de yeni fırsatlar sunmaya kararlıyız.

Kendi aramızda daha büyük bir birlik ve dayanışmayla, ortak kurallara saygı göstererek, Avrupa Birliği’ni daha güçlü ve daha dayanıklı hale getireceğiz. Birlik, bir gereksinim olmanın yanında aynı zamanda bizim özgür seçimimizdir. Bireysel olarak, küresel dinamikler tarafından yenilmiş olurduk; bu nedenle bir bütün olmak, bu küresel dinamikleri etkilemek ve ortak çıkarlarımızı ve değerlerimizi savunmak için en iyi şansımız. Geçmişte yaptığımız gibi antlaşmalar doğrultusunda, gerektiğinde farklı hız ve derecelerde, ancak her zaman aynı yönde, hep birlikte hareket edeceğiz ve daha sonra katılmak isteyenlere kapıyı açık tutacağız. Birliğimiz; ayrılmaz ve bölünmez bir bütündür.

Önümüzdeki on yılda, güvenli ve emniyetli, müreffeh, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk sahibi olmanın yanında dünyada kilit rol oynama ve küreselleşmeyi şekillendirme isteği ve kapasitesini taşıyan bir Birlik arzuluyoruz. Vatandaşlarımızın kültürel ve sosyal gelişim ile ekonomik büyüme konusunda yeni fırsatlara sahip olduğu bir Birlik istiyoruz. Değerlerimize saygı duyan ve bunları ilerletmeyi taahhüt eden Avrupalı ülkelere kapısı her zaman açık bir Birlik istiyoruz.

Değişim sürecinden geçtiğimizin ve vatandaşlarımızın kaygılarının bilincinde olarak, Roma Gündemi’ne bağlılığımızı taahhüt ediyor ve belirteceğimiz konularda çalışma sözü veriyoruz:

1. Güvenli ve emniyetli bir Avrupa: Bütün vatandaşlarımızın güvende hissettiği ve özgürce seyahat edebildiği, dış sınırlarımızın güvence altına alındığı, etkili, sorumlu ve sürdürülebilir bir göç politikası yürütülen, uluslararası normlara saygılı bir Birlik; terörle ve örgütlü suçlarla kararlı bir şekilde mücadele eden bir Avrupa.

2. Müreffeh ve sürdürülebilir bir Avrupa: Büyüme ve istihdam yaratan bir Birlik; güçlü, birbirine bağlı ve gelişmekte olan Tek Pazar’a sahip, özellikle KOBİ’ler için büyüme, uyum, rekabet ve inovasyon yolunu açacak teknolojik dönüşümleri ve istikrarlı ve daha güçlü tek para birimini benimseyen bir Birlik; yatırım, yapısal reformlar ve Ekonomik ve Parasal Birliğin tamamlanmasına yönelik çalışmalarla sürekli ve sürdürülebilir büyümeyi teşvik eden bir Birlik; ekonomilerin birbirine yakınlaştığı bir Birlik; enerjinin güvenli ve temin edilebilir, çevrenin ise temiz ve emniyetli olduğu bir Birlik.

3. Sosyal bir Avrupa: Sürdürülebilir büyümeye dayanan, iç pazarın bütünlüğünü korurken, ekonomik ve sosyal ilerlemenin yanı sıra uyum ve yakınlaşmayı teşvik eden bir Birlik; ulusal sistemlerin çeşitliliğini ve sosyal ortakların kilit rolünü dikkate alan bir Birlik; herkes için hak ve fırsat eşitliğinin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden bir Birlik; işsizlik, ayrımcılık, sosyal dışlanma ve yoksullukla mücadele eden bir Birlik; gençlerin en iyi eğitim ve öğretim imkânlarından faydalandığı ve kıtanın herhangi bir yerinde eğitim alıp iş bulabildiği bir Birlik; kültürel mirasımızı koruyan ve kültürel çeşitliliği teşvik eden bir Birlik.

4. Küresel platformda daha güçlü bir Avrupa: Mevcut ortaklıkları daha da geliştiren, yenilerini inşa eden, doğu ve güneyde komşu olduğu bölgelerde, aynı zamanda Orta Doğu ve Afrika’da ve küresel çapta istikrar ve refahı teşvik eden bir Birlik; daha fazla sorumluluk almaya ve daha rekabetçi ve bütünleşmiş bir savunma sanayisini desteklemeye hazır bir Birlik; NATO ile işbirliği ve tamamlayıcılık içinde, ulusal koşulları ve hukuki taahhütleri dikkate alarak ortak güvenlik ve savunmasını güçlendirme kararlılığı içinde olan bir Birlik; BM’yle bağlantılı ve kurallara dayalı çok taraflı bir sistemi destekleyen, değerleriyle gurur duyan, halkını koruyan, özgür ve adil ticareti teşvik eden ve aynı zamanda küresel iklim politikasını olumlu yönde etkileyen bir Birlik.

Avrupa’nın geleceğinin bizim ellerimizde ve Avrupa Birliği’nin amaçlarımıza ulaşmak için en iyi araç olduğuna sıkı sıkıya inanarak, bu hedeflere ulaşmaya çalışacağız. Vatandaşlarımızın ifade ettiği kaygıları dinleyerek, bunlara yanıt vermeye ve ulusal parlamentolarımızla etkileşim içinde olmaya söz veriyoruz. Hep beraber, AB, ulusal, bölgesel veya yerel gerçek bir etki yaratan herhangi bir düzeyde, Üye Devletler ve onlarla AB kurumları arasındaki güven ve sadık bir işbirliği ruhu içinde, hizmette yerellik ilkesine uygun olarak çalışacağız. Avrupa’nın yenilik ve büyüme potansiyelini güçlendirmek için çeşitli seviyelerde gerekli manevra alanına izin vereceğiz. Birliğin önemli sorunlarda büyük ve güçlü, görece küçük sorunlarda ise mütevazı olmasını istiyoruz. Daha demokratik, etkili ve şeffaf bir karar alma süreci ve beklentileri her zamankinden daha fazla karşılamak için çalışacağız.

Liderler olarak, bizler, AB Zirvesi’nde ve kurumlarımızla birlikte çalışarak, bugünün gündeminin yarının gerçeği haline gelmesini sağlayacağız. Daha iyisi için bir araya geldik. Avrupa bizim ortak geleceğimizdir.

Reklamlar