Sermayen bir yumurta ise, taşa da başa da çalmayacaksın!

’Bende bir yumurta var, sende bir yumurta var. Eğer, sen bana bir yumurta verirsen, ben sana bir yumurta verirsem, yine sende bir yumurta, bende bir yumurta olur. Şayet sende bir bilgi var, bende de bir bilgi var. Ben sana bir bilgi verirsem, sen bana bir bilgi verirsen, sende iki bilgi, bende de iki bilgi olur !’
Konfüçyüs.

***

– Oğlum tüm giriş-çıkış kapıları kontrol altında mı ?
– Amirim Başbakanlığın yolladığı tüm portikleri yerleştirdik. Kameralı vücut arama cihazları tam çalışıyor, dedektörlerden sinek geçmiyor, hazırız efendim.
– Güzel..güzel, umarım bir aksilik çıkmaz, Başbakan fena kafasını taktı bu yumurta olayına. Bu akşam İçişleri Bakanı da öğrenciler önünde yapacağı konuşmayla hava ve ortamı yumuşatıcı bir ton kullanır umarım. Dışarısı zaten buz gibi… Ne yapsak bir akşam da Genel Kurmay Başkanı’nı mı davet ettirsek !
– Aman amirim işte o zaman tam savaş alanına döner ortalık. İçişleri Bakanı’nı zor kabul ettirdiğini söylüyor Rektör ve Dekanlar, GKB de Özel Harekât kökenli biliyorsunuz, üniversite yerinden oynar.
– Doğru tam da « sivilleşme » sürecine girmiş pentagonist takılmaya hazırlanırken hiç iyi olmaz. Vazgeçtim Başbakan’a önermekten, bu karda kışta yerimizden olmayalım, değil mi yani ! Bu olayı kazasız, belâsız atlatalım yeter şimdilik.
– İnşâllah amirim !
– İnşâllahla, Maşallâhla olsa, herşey düzene girerdi ama…
– Ööööö…Amirim bayan arkadaşlarımız var, nöbette onlar olduğunda, erkek öğrencileri röntgende tam « takım » görecekler de…
– Ne olmuş yani, bırak biraz da onlar sebeplensinler, siz hiç « mikifare » filmi seyretmiyor musunuz ? Heh heh heeee…
– Aman amirim, hani teşkilâtımızın « namusu » bizden sorulur da, evli olmayan bayan arkadaşlarımızın demek istemiştim !
– Merak etme ben çözüm buldum, bayan arkadaşlarımız kız öğrencileri ; erkekler de erkek öğrencilerin üzerlerini arayacak şekilde iki kişilik bir ekiple çalışırlar.
– Amirim sorun yine giderilebilmiş değil ki !
– O neden ?
– Bu durum hepimizin ahlâkını bozacak, eşcinselliğe yatkın hormonlara sahip arkadaşları tetikleyecektir.
– Peki ne yapalım ? Bu kadar masraf yaptılar, kıyameti koparırlar.
– Hani demiştim ki, el dedektörleri ile üzerlerini yoklasak !
– Olmaz olmaz vücutlarının en derinliklerini dahi görelim ki, hangi « derinlikler »e çalıştıklarını çıkaralım, değil mi yani ?
– Siz de haklısınız amirim, dediğiniz gibi yapacağız başka çaremiz yok anlaşılan !

– Arkadaşım bu ne ?
– Yumurtaaaa…
– Yasak biliyorsun !
– Ama biz bu akşam sucuklu yumurta partisi veriyoruz, bazı arkadaşlarımız da Başbakanın önerisi üzerine omlet yapacaklar. Lütfen izin verin.
– Hımmmm…Barışçı bir eyleme benziyor. Geçmesine izin veririm ancak bir şeyi öğrenmek istiyorum, tek yumurta yetecek mi parti vermenize ?
– Hayır, masraflar paylaşıldı herkes kendine düşeni getirecek.
– Ohooo…işimiz iş bugün desene !
– Allah kolaylık versin.
– Allah devreye girseydi çoktan girerdi, amirime göre bu işler inşâllahla, maşallahla olmuyormuş. Neyse, yumurtayı geçirmene izin veririm ama tek şartla. Yumurtanın üzerine talebe numaranı yazacağım çıkmayan boyalı kalemle, herhangi bir olay olursa ensendeyim bilesin !
– Hiç endişeniz olmasın efendim, sucuklu yumurta ve omlet yapacağımıza söz veriyorum.
– Peki hadi bakalım afiyet olsun, ağzımı sulandırdın haaa…
– Size de bir tabak ikram ederiz, söz !
– Ne yani rüşvet mi teklif ediyorsun hah hah haaaa… Afiyetle yerim.

– Bacım bu ne ?
– Tavaaaaa…
– Bakanın kafasına indirmek için mi ? Hih hih hiiii…
– Hayır efendim sucuklu yumurta ve omlet pişirmek için teflon tava.
– Sen de haklısın, tencerede pişirecek değilsiniz ya. Peki hadi geç bakalım tavanın altına kimlik numaran kayıtlı untutma emi, afiyet olsun.

– Kardeşim bu domatesler, acı biberler ? Biber gazı mı imâl edeceksiniz !
– Hayır efendim, Menemen yapacak kimi arkadaşlarımız da…
– Hadi sen de geç ama bir ara Doğu’ya aniden atanmış gibi bir his bastı içimi nedense, hayırdır…

– Aha bir bu kalmıştı, bu üniversite gıda fakültesine döndü anlaşılan, bu paketler ne yaaaa ?
– Efendim italyan usulü mantı. 4 dakikada kaynar suya atınca hazır oluyor.
– Ev mantısının eceli mi geldi ?
– Hayır da, o kadar zamanımız yok ki, hem kaçımız analarımız gibi mantı hamuru açmasını biliyor !
– Diğer malzemeler nerede peki ?
– Yoğurt ve sarımsak ile kırmızı biber ve tereyağını diğer arkadaşlarımız getiriyorlar.
– Peki bütün bu hazırlıklarınızı ekmeksiz mi yiyeceksiniz. Açlıktan gözlerim dönmeye başladı bir ara.
– Herşey hazır olunca arkadaşlarımız fırından çıkmış sıcak francalaları alıp getirecekler. Hiç merak etmeyin sizlere de bir tabak mantı için söz.
– Hımmm…desene biz de parti üyesi olacağız.
– Elbette efendim. Bizlerde ayrılık gayrılık yoktur.

– Bakan geliyor arkadaşlar, tekbiiirrrr… pardon tekmiiiillll…hazırollllll !
– Sizlere ve aldığımız tedbirlere güvenerek sadece iki koruma ile geliyorlar. Korumaların elinde de şemsiyeler var anlamadım hava da yağışlı değil ki ! Neyse, onlar işlerini bilirler.
– Bizler hazırız amirim…

– Memur ağabey buyrun siz ve arkadaşlarınız için bir tabak dumanı çıkan bol soslu mantı, bir tabak sucuklu yumurta, bir tabak omlet, bir tabak Menemen ve sıcak francalar…
– Ohoooo…bunun yanında bir de yarım giderdi ama, Doğu’nun yolu daha da kısalırdı herhalde, heh heh heee… Teşekkür ediyoruz tüm arkadaşlar olaraktan. Eğlenceli partiler.
Hiç merak etmeyin efendim en iyi şekilde eğleneceğimizden eminim.

– Ana giriş kapısı 1.Ekip, burası merkez, alloooo alllloooo…Bunlar telsizlerini mi kapadılar ne, ses seda çıkmıyor.
– Horrrrr….horrrrrr…
– Bu ne yaaa, telsizlerde bozukluk mu var ? Yan kapı giriş ekipleri burası merkez. Allloooo….allloooo….
– Horrrr….horrrr…
– Olacak iş değil aynı ses buradan da geliyor. Birileri telsizlere virüs mü bulaştırdılar ne ? Bir de servis kapılarını deneyelim yoksa benim kendim gidip kontrol etmem gerekecek. Lokanta giriş, temizlik giriş, çöp giriş, garaj giriş herşey yolunda mı ? Allloooo….Alllooo…
– Horrrr…horrrr…horrrr…horrr…
– Bütün bunlar hiçte hayra alâmet değil. İçimde ‘bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete’ türünden acayip bir his belirdi birdenbire…

– ‘AKP gidecek, CHP gelecek…AKP gidecek MHP gelecek…Üniversitelerde faşist baskılara son, git iktidarın tepesine kon… Kürdistana özgürlük, serho Apo’ya rektörlük…’

– Yaaa… cocuklar nedir bu hal ? Bu talebeler bizim muhalefet ile yapamadığımız güç birliğini bırak, en azından diyalogu gerçekleştirmişler, eskiden birbirleriyle kavga ederlerdi, şimdi tek gövde olmuşlar, konferansı iptal mi etsek ?
– Efendim, korkmuş ve taviz vermiş izlenimi yaratmış oluruz, yarın tüm basında alay konusu oluruz. Ben korumaları kürsü önüne gönderirim merak etmeyin

– ‘Ya Allah bismillah, Allah-ü Ekber, ardından en büyük bizim rektör.’
– Neyse iç ısıtıcı slogan atan bir grup çıktı.
– Bakanım konuşmaya başlarsanız sloganlar kesilir sanıyoruz. Bunlar bir avuç « marjinal »…
– İyi akşamlar gençler….
– ‘Yuuuuuu…Kahrolsun ABD, bağımsız Türkiyeeeee…’

– Haydi arkadaşlar sinyal verildi, kaçış kapıları arkadan kilitlendi mi ?
– Tamamdır Mıstık, herşey hazır, saldırıya geçebilirler.
– Anfiye sağ giriş kapısındaki sarımsaklı yoğurtlu, acı biber soslu mantı ekibi, hazır mıyız ?
– Sabırsızlıkla bekliyor, tabaklar neredeyse soğuyacak.
– Anfiye sol giriş kapısındaki sucuklu yumurta taarruz ekibi hazır mıyız ?
– Mantıcılarla hem fikirim, biraz daha gecikirsek sıcak sucuklar etkili olmayacak.
– Omletçiler, Menemenciler ?
– Tıpkısının aynısı, bütün bu soruları sorarak vakit kaybedeceğine düğmeye bas artık.
Bastım gittiiiii…

– ‘Omlet yapın dediniz bize, ziyafet çekeceğiz size, hücuuuuummm…’

– Anam, bunlar dört noktadan saldırıyorlar… Ama yumurta ile değil, ellerinde tavalar, tabaklar, tencereler var, aç hemen şemsiyeleri Abdil, bakanın sekreterine de söyle arka kapıdan kaçırsın hemen, bu kadar flaş patladığını, kamera ışığı yakıldığını hayatımda görmedim. Ne çok ilgi gösteriyorlar konferansa.

– Habib bu akşam hayatımız, kayan yıldız gibi kayacak gibi geliyor bana !
– Sus ağzından yel alsın…

– Bakanım kapılar kilitli, kürsü altına saklanın hemen.
– Hayatta yapmam. Dimdik duracağım, merkezi ara anfide saldırıya geçtiler de hemen telsizle, bütün ekiplerini yollasınlar.
– Derhal efendim.

– Merkezzzz…merkezzzz…burada sucuklu yumurta, mantı, omlet, Menemen ziyafeti pardon saldırısı altındayız, tüm ekiplerinizi yollayın. Bakanı kaçıramıyoruz…
– Abdil benim şemsiyelerde tek leke yok, bunlar nokta operasyonu yapıyorlar !.
‘Faşist dediniz bize, ziyafet çekiyoruz size…
At..at..yesinler, Cuma namazında bize dua etsinler…
Ne AB ne ABD, bağımsız Türkiyyyeeeee…
Ye Bakan yeeee…’

Silifke’nin yoğurdu
Ah seni kimler doğurdu
Seni doğuran anan
Yumurta ilen mi doyurdu ?
Anfinin çatısı çamdan,
Bakan hoşlanmıyormuş mantıdan.
Sucuklu yumurtadan ikram o zaman.
Menemene gelmedi daha sıran…

– Muhalif basın ne demiş bu sabah ?
– Darbe olsa bu kadar ses getirmezdi efendim, dün akşam yayınlarını kesmiş hepsi, bu sabah gazetelerin hepsinde manşetiz. Bazı başlıklar şöyle;
Mülkiye’de bakana ziyafet çektiler…
Polisleri uyku ilâçlı yemeklerle uyutup, anfiye girdiler…
Hükümet ‘Yumurtalı devrim’ karşısında aciz…’

– Tamam tamam, anlaşılmıştır. Şu mide ilâcımı getirir misin kızım, iki tane aldım midem deliniyor sanki !
– O kadar yemekten sonra efendim… Kih…kih…kih…
– Espirinin içine de şimdi. Babanın arkadaşı olmasaydım atmış gitmiştim seni.

Yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır.
Yumurtlayan tavuk bağırgan olur.

Türk Atasözleri.

© Nusret Özgül

[Bu yazı Brüksel’den yayın yapan Yerelce’de ‘Yumurtada kıl bitmez (miş).’ Başlığıyla, Brüksel, 11 Aralık 2010 tarihinde yayımlanmıştır]

Reklamlar