Teşhircilik!

teshirci

Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Travesti olarak tabir edilen kadın görünümlü sanığın olay gecesi cinsel amaçlı cadde üzerinde oto stop yaparak vücudunu teşhir ettiği ; Böylelikle Hayasızca hareketlerde bulunmak suçu işlediği gerekçesiyle ; TCK’ nun 225 ve 53. maddeler gereğince cezalandırılması isteniyor.

Günümüz Türkiye’sinde bu kişilere karşı varolan önyargı dikkate alındığında ; Bu insanların yeteneklerine uygun iş bulmakta gerçekten de aşırı ölçüde zorlandıkları bu yüzden bir çoğunun istekli olmamasına karşın yaşayabilmek için zorunlu olarak fuhuş yapmak durumunda kaldıkları biliniyor.

Anayasanın başlangıç kısmında ‘ ……..Her vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür , medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu …..…’ ibaresine yer veren bir devlet , yargıca göre bu ideal ve sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır.

Farklı bir cinsel kimliğe sahip olmaları yüzünden toplumun diğer üyeleri tarafından aykırı görülerek dışlanan bu bireylere devletin iş alanı yaratması gerekmektedir. İlgili maddenin geniş yorumlanması veya yorumun başkalarının inisiyatifine bırakılması halinde plajlarda mayo ile dolaşan insanların yanı sıra meslekleri gereği bu tür kıyafetleri giymek zorunda kalan manken ve modeller hakkında da bu suçtan davalar açılabileceği unutulmamalıdır.

Yargıca göre böylesi giyimin ve davranışın bu suç açısından tek başına yeterli olamayacağı ; Aksi görüşün benimsenmesi halinde ülkede tıpkı Suudi Arabistan’da olduğu gibi mutavva denilen “ din polisi “ nin türemesine ve sonuçta özlenen bir yana var olan demokratik toplum ilkesinden geriye dönme olasılığının doğacağı düşünce ve vicdani kanaat ile; ceza verilmesine gerek görülmemiştir!

***

T.C
ŞİŞLİ
1. SULH CEZA MAHKEMESİ
TÜRK ULUSU ADINA KARAR

ESAS NO : 2006 / 0305
KARAR NO : 2007 / 0305
C.S. ESAS NO : 2006 / 5916
YARGIÇ : Mithat Ali KABAALİ 031077
YAZMAN : Ahmet TÜRKAN 103294
DAVACI : Kamu Hukuku
SANIK : Muciburrahman DENİZ : Necmettin ve Delal’dan olma
01.01.1974 Yayvantepe doğlu. Mardin – Midyat – Yayvantepe
Mahallesi nüfusuna kayıtlı halen Bilezikçi Sokak No : 190 / 1
Şişli adresinde oturur. TC No : 59185245942
SUÇ : Hayasızca hareketlerde bulunmak
SUÇ YERİ : Şişli / Halaskargazi Caddesi
SUÇ GÜNÜ : 06.05.2006
KARAR GÜNÜ : 03.05.2007

Atılı suçtan yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2006 gün ve 2006 / 5916 esas sayılı iddianamesi ile ; Travesti olarak tabir edilen kadın görünümlü sanığın olay gecesi cinsel amaçlı cadde üzerinde oto stop yaparak vücudunu teşhir ettiği ; Böylelikle üzerine atılı suçu işlediği ; Bu yüzden eylemine uyan TCK’ nun 225 ve 53. maddeler gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinin istenildiği ;

Bağlantı nedeniyle bu dosya ile birleştirilen Mahkememizin 2006 / 218 , 2006 / 363 esas sayılı ve 2006 / 559 esas sayılı dosyalarında yer alan 05.06.2006 gün ve 2006 / 5428 esas – 04.07.2006 gün ve 2006 / 6776 esas – yine 13.10.2006 gün ve 2006 / 9888 esas sayılı iddianamelerle bu hususların tekrar edildiği ;

Ana dosyanın 06.12.2006 günlü oturumda hazır bulunan sanığın ‘ …Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden mezun oldum. Ardından 5 yıl süre ile Yeni Şafak isimli gazetede muhabir olarak çalıştım. Ancak kendimi bir erkek gibi hissetmediğim için eğilim duyduğum cinsiyete uyar kıyafetler giyindim. Bundan ötürü çalışmakta olduğum gazeteden atıldım. Olay günü şu anda bulunduğum kıyafetlerle yolda yürürken teşhircilik yaptığım gerekçesi ile polisler tarafından yakalandım. Hakkımda tutanak düzenlendi. Olay günü ben teşhircilik yapmıyordum …” diyerek suçlamayı kabul etmediği ; Diğer dosyalarda da benzer savunmada bulunduğu ;

TCK’nun 225. maddesinin gerekçesinde ; Toplumun sahip bulunduğu ortak edep duygularının , edep törelerinin ihlali , incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun edep ve ahlak temizliğine alenen saldırı niteliği taşıyan hareketler , tutum ve davranışlar ve takınılan durumların suç olarak tanımlandığı

Bu bağlamda toplum kültürünün önemli bir kısmını oluşturan edep , iffet , ar ve haya duyguları , edep törelerinin korunduğu ve bu değerlere saldırı niteliği taşıyan hareketlerin yasaklandığı

Hayasızca hareketlerin cezalandırıldığı bu suç tanımında , kavrama açıklık getirmek amacıyla ‘ alenen cinsel ilişkide bulunmak ‘ ve ‘ teşhircilik ‘ ifadelerinin kullanıldığı ; Teşhirciliğin konusunun sadece cinsel organlardan ibaret olmadığı , vücudun diğer bölgelerinin ( madde metniyle korunması amaçlanan hukuki değeri ihlal niteliğindeki ) teşhirinin , ki somut olayda sanığın göğüslerini göstermesinin bu suçu oluşturduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı ;

Günümüz Türkiye’sinde travesti olarak adlandırılan bu kişilere karşı varolan önyargı dikkate alındığında ; Bu insanların yeteneklerine uygun iş bulmakta gerçekten de aşırı ölçüde zorlandıkları – eğitimine uygun iş bulan bir kısım şanslıların da bir süre sonra kimliklerini açığa vurduğunda kapı dışarı edilmeleri gibi – bu yüzden bir çoğunun istekli olmamasına karşın yaşayabilmek için zorunlu olarak fuhuş yapmak durumunda kaldıkları ;

Dosyamızdaki örnekte görüleceği üzere eğitimine uygun iş bulan bir kısım şanslıların da bir süre sonra kimliklerini açığa vurduğunda kapı dışarı edildikleri ;

Anayasasının başlangıç kısmında ‘ ……..Her vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür , medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu …..…’ ibaresine yer veren bir devletin , yargıca göre bu ideal ve sorumluluğunu yerine getirmek zorunda olduğu ;

Bu sorumluluk gereği ; Farklı bir cinsel kimliğe sahip olmaları yüzünden toplumun diğer üyeleri tarafından aykırı görülerek dışlanan bu bireylere devletin iş alanı yaratması gerektiği ;

Devletin her ne sebeple olsun bu sosyal sorumluluğunu yerine getiremediği hallerde ; Yaşamlarını sürdürebilmek açısından bedenlerini satmak zorunda kalan bu insanlara , duruşma yargıcına göre ceza verilememesi gerektiği ;

Zira ortada sanık ve onun durumundaki travestiler açısından gerçekten de bir tehlike var olduğu ; Bu tehlikenin yaşamı sürdürebilme ve hayatta kalabilme mücadelesi olduğu ; Adı geçenlerin bu tehlikeye bilerek neden olmadıkları ; Bu tehlikeden kendilerine müşteri bulmak açısından teşhircilik yapma dışında da bir kurtuluşlarının bulunmadığı ; Yargıca göre bu hususun sanık ve diğer travestiler açısından TCK’nun 25 / 2 maddesinde tanımlanan yasal zorunluluk halini oluşturduğu ;

Bunun dışında maddenin geniş yorumlanması veya yorumun başkalarının inisiyatifine bırakılması halinde plajlarda mayo ile dolaşan insanların yanı sıra meslekleri gereği bu tür kıyafetleri giymek zorunda kalan manken ve modeller hakkında da bu suçtan davalar açılabileceği ;

Ayrıca yargıca göre böylesi giyimin ve davranışın bu suç açısından tek başına yeterli olamayacağı ; Aksi görüşün benimsenmesi halinde ülkede tıpkı Suudi Arabistan’da olduğu gibi mutavva denilen “ din polisi “ nin türemesine ve sonuçta özlenen bir yana var olan demokratik toplum ilkesinden geriye dönme olasılığının doğacağı düşünce ve vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

K A R A R :

A-) Sanıklar İhsan ARSLAN ve Erol ÖZDEMİR hakkında :
Sanıklar hakkındaki davanın tefrikine ; Dosyanın ayrı bir esasa kaydedilmesine ve bu sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış dava varsa birleştirme hususunun düşünülmesine ;

B-) Sanık Muciburrahman DENİZ hakkında :

1-) Mahkememizin 2006 / 281 – 2006 / 363 – 2006 / 569 ve asıl dosya olan 2006 / 305 esas sayılı dosyalarında sanığın sübut eden teşhircilik eylemini ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak amacıyla işlediği anlaşılmakla TCK’nun 25 / 2 maddesi gereğince kendisine CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ;

2-) Karar sonucuna göre yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına ;

Kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilgililer tarafından Mahkememize verilecek bir dilekçe veya yazmana yapılacak sözlü bildirimle Yüksek Yargıtay’da temyiz edilebileceğine ; ( karar örneği verildi )

Sanığın yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu. 03.05.2007

Yazman 103294 Yargıç 31077

Reklamlar