…ve yırtık tumandan fırlayıveren REFERANDUM!

yirtik_tuman

Gerçek şu ki, Erdogan ihtiyaç duyduğu herhangi bir anda Gülen’i kullanabilir. Şu da bir gerçektir ki; Nato da, ihtiyac duyacağı zaman Gülen’i kullanacaktır. Şöyle ki; NATO, Erdoğan’ın Türk-Moğol izinde giderek, Osmanlı İmparatorluk haritasını elinde tuttuğunu çok iyi biliyor. Bu harita NATO’nun elindeki Yeni Dünya Düzeni (YDD) ve tek elden ve merkezden yönetim çabalarıyla da örtüşüyor. Anlamı şudur; Erdoğan ‘ın son büyük hedeflere (Neo-Osmanlılığa) giden yolu temizlemesine izin verin, bu arada da rahat bırakın O’nu, (yeni) Osmanlığı İmparatorluğu köşebaşında kendisini bekliyor hâyâli ile yaşayadursun!

It is a fact that erDOGan uses Gulen any time he needs him, fact is it also that the NATO uses the gulen as they need him too ! Thus NATO knows well the erDOGan going the Turkomongolian Path, wih the imperial empire of Ottoman map in the hands. THis map is exactly the same, which is in the hands of NATO for a NWO one government. Meaning , the let the erDOGkhan to cleans the road for the final major goals, leting him to live with the illusion that ottoman empire is just on the corner !

 

***

NATO-FETO ve ErDOGanizm üçgeninde Ya EVET Ya HAYIR….

munir_kebir2

© Münir Kebir

Bir maksadı anlatan bir makalenin anlaşılması için, o makalede geçen bazı kelime ve deyimlerin ya önceden açıklanması, yahut ta parantez içinde anlamının gösterilmesi/anlatılması gerekir.

Bu düşünceden hareketle; Meşrutiyet ne demektir?

Bir ülke eğer Padişahlıkla yönetiliyorsa, o ülkede Padişahın ya da Sadrazamın (Başbakanın) başkanlığı altında bir hükümetin ve yasama gücünü elinde bulunduran seçilmiş bir parlementonun varlık gösterdiği bir yönetim tarzı var demektir. Meşrutiyetin asıl hedefi; padişahın iki dudağını parlamentonun çıkaracağı yasalara bağlayarak, ülkeye hukuk devleti kazandırmaktır.

Bunun tersi, yani hukuk yerine Padişahın iki dudağından çıkanı geçerli kanun saymak “Mutlak Monarşi” yönetimi demektir. Padişahlık bu kabildendir.

Bir de Meşruti Monarşi vardır. Bunda da Padişahın yetkileri Anayasa tarafından belirlenir ve sınırlanır. Meşruti Monarşi’de de; Anayasa, ve halk tarafından seçilmiş bir parlamento vardır. Bu yapı giderek, Padişahlık rejiminden Demokratik Cumhuriyete ve Parlamenter sisteme dönüşüm ile sonuçlanmıştır.

Sonuç olarak, tarihsel açıdan insanlık, uzun müddet Mutlak Monarşiye boyun eğmiş, kölelikten, toprak işçilik ve ağalığına, endüstrileşmeyle de, Meşrutiyetle başlayan mücadele, önce Meşruti Monarşiye, oradan da Haklar Bildirgesi, Anayasa, Yasalar, Uluslar arası Antlaşmalarla Cumhuriyete, Demokrasiye ulaşmıştır.

Demokrasinin doğmasıyla da, insan hakları, temsilde adalet, yönetimde sürdürülebilirlik sorunu doğunca, bu sefer de “Kuvvetler Ayrılığı” Demokrasinin ruhu olarak kabul edilmiş ve uygulanmıştır.

Kuvvetler Ayrılığı, bir ülkenin yönetilebilmesi için, 3 tane gücün varlığını ortaya koyan, tüm demokratik ülkelerce ittifakla kabul edilmiş bir kuraldır, kanundur. Buna göre; Devlet, birincisi Kanun yapma gücü (Yasama), ikincisi, çıkan kanunların devletin işlerini yürüten, kişi ve özel sektörü de kapsayan tüm toplum bireyleri ile kurum ve kuruluşlar üzerinde seçilmiş hükümet tarafından nasıl uygulanacağını tayin etme görevidir. Bu görev hükümetin mecliste görevlendirdiği Bakanlar Kurulunun Yürütme yetkisine bırakılmış bir güçtür. Üçüncü olarak ta, Yargı Gücüdür. Bu güç hem yasaların meşruluğunu hem yürütmenin belirtme yetkisinin kanunlarla uyumuna ve hem de yasalara aykırı davranan kişi ve kuruluşları bu eylemlerinden men etme ve cezalandırma gücüdür.

Öyleyse bu üç güç biri birinden bağımsız olmalıdır. Özellikle Yargı gücü, adaleti sağlamada hiçbir tesir ve baskı altında kalmayacak biçimde varlık göstermelidir. Öyle ki Yargıç, en birinci sırada bulunan yöneticiyle de karşılaşsa ayağa kalkmayacaktır. Çünkü onun temsil ettiği güç hukuktur. Hukuk ise herkesten daha üstündür.

*****

2017 yılında yaşamakta olduğumuz Türkiye nasıl yönetilmektedir? Şu ana kadar Demokratik, Laik Sosyal Hukuk devleti olarak Parlementer sistem dediğimiz sisteme göre; Yasama gücü TBMM’dedir. Yürütme Gücü AKP hükümetinin tasarrufundadır. Yargı ise Bağımsız Mahkemelerdedir.

Peki, bu referandum neci?…

Parlementer sistemi ortadan kaldırıp onun yerine şimdilik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan yapma…. Yürütme Organı olan Bakanlar Kurulunu oluşturma yetkisini Meclis Güvenoyu ile değil, onu da Recep Tayyip Erdoğan’ın tasarruf ve yetkisine verme… Yargıyı da RTE, tek tek Hakimlerle Savcılarla uğraşmasın, onların tepesinde olan Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunu yeniden yapılandırarak 13 üyesinden 6’sını kendisince atanma; diğer yedisini de Mehmet Metiner gibi biat etmiş bi sürü adamı var onlarca tayin ettirme… E, bide Anayasa Mahkemesi var, onun da üyelerini aynı yöntemle belirleme… Durun daha bitmedi; ülkenin tüm idari yapısını dizginleyebilmesi için de, Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verme… İstediği Genel Müdürü, Birim Müdürünü, memuruna kadar, tüm kamu ve özel sektör görevlilerini, istediği yere atama, istediğini başa geçirme…

İşte Referandum budur. Bunun gerçekleşmesi için; kabul edenler “EVET”.. Kabul etmeyenler, yani Parlamenter sistemin yerinde kalmasını, yeri geldikçe de bu yapıyı daha olumlu hale sokalım diyenler de “HAYIR” desinler…

İyi de, bu sistemin adı nedir?

Vala Siyaset Biliminde bu, Mutlak monarşiye benziyor. Ama bunu diyenlerin elleri kelepçeleniyor ve kodese gönderiliyorlar. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olunca RTE’nin gücü buna yetiyor. Ama gücü yetmeyenler de var. Onlar da bakın dış basında ne diyorlar. Orijinali İngilizcedir. Bunu ispatlamak için mecburen orijinal haliyle aşağıya aktarıyorum. Ama Türkçesini de hiç kimseye değil kendim çevirdim. Zaten kendim çeviremeseydim, bilmediğim, anlamadığım bir şeyi paylaşamazdım. Ben Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliğine asla saygısız değilim. Onu dış basının yaptığı saygısızlıktan da tenzih ediyorum. Ama icraatlarını yanlış görüyorum!… Kabul etmiyor ve saygı da duymuyorum. Ve bu yüzden, Referanduma ölümüne de olsa HAYIR diyorum.

İşte Dış Basında yapılan yorumlardan sadece bir tanesi; (İngilizce bilmeyenler doğrudan Türkçesini okusun)

*****

It is a fact that erDOGan uses Gulen any time he needs him, fact is it also that the NATO uses the gulen as they need him too ! Thus NATO knows well the erDOGan going the Turkomongolian Path, wih the imperial empire of Ottoman map in the hands. THis map is exactly the same, which is in the hands of NATO for a NWO one government. Meaning , the let the erDOGkhan to cleans the road for the final major goals, leting him to live with the illusion that ottoman empire is just on the corner !

In Fact they highjacked erDOGanism and let it works for the Major plan, which is to rule over the whole world from holy land ! How foolish can the erDOGan be , not to have even the brain of a high school boy to demolish Turkey and ME, just to reach a Khazar Idea of Ottoman World !

Gulen can go willingly to Canada for a while inorder for erDOGan to be silent and don’t uses Gulen as a multifunctional key to open all closed doors to erDOGanistan !

*****

TÜRKÇESİ:

Gerçek şu ki, Erdogan ihtiyaç duyduğu herhangi bir anda Gülen’i kullanabilir. Şu da bir gerçektir ki; Nato da, ihtiyac duyacağı zaman Gülen’i kullanacaktır. Şöyle ki; NATO, Erdoğan’ın Türk-Moğol izinde giderek, Osmanlı İmparatorluk haritasını elinde tuttuğunu çok iyi biliyor. Bu harita NATO’nun elindeki Yeni Dünya Düzeni (YDD) ve tek elden ve merkezden yönetim çabalarıyla da örtüşüyor. Anlamı şudur; Erdoğan ‘ın son büyük hedeflere (Neo-Osmanlılığa) giden yolu temizlemesine izin verin, bu arada da rahat bırakın O’nu, (yeni) Osmanlığı İmparatorluğu köşebaşında kendisini bekliyor hâyâli ile yaşayadursun!

Aslında (Nato) Erdoğanizmi rehine aldı ve kutsal topraklardan tüm dünyayı yönetecek büyük hedefin işlemesine müsaade etti. (Bugün Erdoğan Katar’da ağırlanıyordu.- M.Kebir) Erdoğan, bir lise öğrencisinin beynine dahi sahip olmadığını göstererek, nasıl bu kadar aptalca bir işe girişebilir. Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu yıkmak pahasına Osmanlı’nın Hazar fikrine kendini kaptırabilir! (Sunni Devletleri + Yahudileri İran’a karşı örgütleme – M.Kebir) [Bkz 1: Yeni Hazar Devleti Senaryosu] [Bkz 2: Hazarya]

Gülen ise, Erdoganistan’a tüm kapalı kapıları açması için çok işlevli bir anahtar olarak, bir müddet Erdoğan’ın kendisini kulan-ma-ması ve susması amacıyla kendi isteğiyle Kanada’ya gidebilir.

*****

Değerli Arkadaşlar,

Yukarda iki parantez içindeki açıklamamın dışında aktardığım alıntının yorumunu sizlere bırakıyorum.

Dış basından şunu anlamalıyız ki; bizler (54 Milyon Seçmeni kastederek söylüyorum) Referandumda, “HAYIR” demekle; her şeyden önce NATO’nun Türkiye’ye küstahca biçtiği don a karşı o donu yırtıp parçalayarak yüzlerine çarpmış olacağız.

evet_devlet

Devlet Bahçeli, DEVLET isminden D ve L harflerini silerek bundan evet üretiyorsa, kendisi bununla Dış güçlerin Cumhurbaşkanı için Erdoğan ismini ErDOGan ve onun planladığı sisteme de, ErDOGanism demesine asla laf edemez. Karşı koyamaz. Çünkü aynı tekniği kullanıyorlar!… Devlet Bahçeli Kendisine “Kurt Politikacı” denmesinden şeref duyuyor. Olabilir… Yazının uzamasını istemiyorum. Çünkü uzun yazıyı kimse kolay kolay okumuyor.

Vesselam diyorum.

Saygılarımla,

Reklamlar