Bakın bir Fenerli ne diyor bu işe?

fenerbahce_ataturk

Kuruluş tarihi her ne kadar 1907 yılı olsa da, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk ziyaret ettiği 3 Mayıs 1918’den alıntı yapılarak 3 Mayıs 1907 olarak değiştirilmiştir. [Ata’nın FB’yi Ziyareti]Atatürk; Şeref Defteri’ne; ’Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifasi ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.’ Kaydı düştüğü bu müstesna yuvanın kuruluş tüzüğünde de şu yazar; Kulübün takip ettiği amaç: Memlekette bedenî ve fikrî terbiyenin yayılmasını sağlamak. Vatan gençlerini vatanın korunmasına, zorluklara ve seferberliklere hazırlamaktır!. 1907’liler şimdi acaba ‘Haydi Vatan Korumasına; Haydi Zorluğu Aşmaya; Haydi Referandum Seferberliği’ne kampanyası başlatmayı; ceplerı ile egolarını FB’nin kuruluş ilkelerine aykırı davranarak ön plâna geçiren«İblisler»e ders vermeyi düşünüyor mu? Öyle değil mi ama, ‘Fenerbahçe Cumhuriyeti’ haydi göreve! – nö.

 

***

TÜRKİYE’YE SİYAHIN DAHA KOYU TONLARINI MI LAYIK GÖRÜYORSUNUZ!

zafer_karadag

© Zafer Karadağ.

Güzel Ülkemizin üzerindeki kara bulutlar, siyahın daha koyu tonlarını da denemeye kararlı gibi

Ama heyhat!

Müsebbiblerin gözündeki gözlükler hala pembe…

Sanki son bir yılda teröre kurban giden Şehitlerimizin ve hayatını kaybeden Vatandaşlarımızın sayısı 700‘ü aşmamış,

Sanki “güvenli ülkeler” sıralamasında Türkiye Cumhuriyeti pasaportu 83. sıraya gerilememiş,

Sanki Türk Lirası sadece 3 ayda yüzde 24 değer kaybetmemiş,

Sanki Dolar kurunu 1,52‘de kapattığımız 2008 yılında 132 milyar Dolar ihracat yapabilen Türkiye, kurun 3,52‘ye ulaştığı yani paramızın pul olduğu 2016 sonunda sadece 142 milyar Dolar yapabilir hale alenen gerilememiş (aah ah! bir de bunu başarı gibi göstermeleri yok mu!),

Sanki Çin‘den 20 küsur milyar Dolar ithalat yaparken sadece 2 küsur milyar Dolar ihracat yapmanın 1’e 10 oranındaki utancını biz değil de, Patagonyalılar yaşıyormuş,

Sanki yüzde 41‘e ulaşan kayıplar nedeniyle travma yaşayan Türk turizmi değilmiş,

Sanki “komşularımızla sıfır sorun” diye çıktıkları yolda, bizi neredeyse “sıfır komşu!”ya ulaştıran başka bir iktidarmış,

Sanki Atatürk’ün vasiyeti olan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkemizi çiğneyip, Suriye’deki kardeş kavgasına benzin döken ve eleğe çevirdikleri sınırımızdan3 milyon mülteci ile birlikte binlerce teröristin elini kolunu sallayarak girip çıkmasına göz yuman AKP değilmiş, vs…

gibi…

Şimdi de ucube bir değişiklik paketi ile Anayasamızı değiştirmeye, Cumhuriyetimize saldırmaya, en vahimi de sporcuları ve sanatçıları da kullanarak Halkımızı bölmeye kalkışıyorlar!

15 yıldır zaten tek başına iktidar olan AKP’ye, gel de sorma!

Kendi meşhur tabirinizle (!)“ne istediler de vermedik” diyen milyonlarca seçmenle o “güçlü Devlet”i yaratamadınız da, “tek adam”la mı yaratacaksınız? Bu, en azından AKP seçmenine saygısızlık değil midir?

Şimdi soruyorum…

• Mehmetçiği Suriye’de savaşa göndermediniz mi?

• Rus uçağını düşürmediniz mi?

• İmralı canisi ile anlaşıp, Askerimizi kışlaya, Polisimizi karakola hapsetmediniz mi?

• Pkk’nın canım Güneydoğu’muzu hendeklerle işgal etmesine “çözüm süreci” demediniz mi?

• Sayenizde palazlanıp paralel Devlet kuran Fetö ihanet çetesinin gerçek yüzünü nihayet gördükten çanına ot tıkamadınız mı?

• OHAL ilan edip, KHK’lerle her istediğiniz kararı uygulamaya başlamadınız mı? Vs…

Eğer Devletimiz güçlü olmasa ve siz o gücü kullanamasaydınız bu saydıklarımı yapabilir miydiniz?

Bu arada, kaderin cilvesine bakın ki, Kazakistan’ı 25 yıldır başkanlık sistemiyle yöneten Nursultan Nazarbayev bugün; “daha etkili, istikrarlı ve modern bir devlet yönetimi kurmak için görevlerinin bir kısmını hükümet ve parlamentoya devretmeye hazır olduğunu” açıkladı.

Oysa siz, zor günler geçiren ve hem içte, hem de dışta pek çok cephede mücadele eden Türkiye’yi gereksiz bir başkanlık macerasına sürüklüyorsunuz, buna ne hakkınız var!

Yoksa bu başkanlık dayatmasının arkasında, bize söylemediğiniz başka bir amacınız mı var?

Değerli Okurlarım, uzun sözün kısası, belli ki birileri tüy dikmeye niyet etmiş ve buna sizin de “evet” demenizi istiyor, kararı tabii ki siz vereceksiniz.

Ama ben “HAYIR” diyorum ve Halkımıza da HAYIRlı bir referandum diliyorum.

Selam ve sevgilerimle.

*

harclik

karya

email

facebook

twitter

Reklamlar