İçimizi, dışımızı temiz tutamazsak, insanlığımız temiz kalabilir mi, ey İnsanoğlu?!

kainat

Hava kirli…
Toprak kirli…
Su kirli…
İnsan eline esir düştüğü için kirli, tüm bu temizlik aracı, tertemiz varlıklar…

Gökyüzü mavi…
Güneş pırıl pırıl…
Yıldızlar, ışıltılı ışınlarıyla kalaylıyorlar durmadan karanlık geceleri…

Şükürler olsun ki insan eli yetişemiyor henüz bu yüceltilere..!

 

© photocredit

***

maa2

©Mustafa Aslan AKSUNGUR

Hava kirli…
Toprak kirli…
Su kirli…
İnsan eline esir düştüğü için kirli, tüm bu temizlik aracı, tertemiz varlıklar…

Gökyüzü mavi…
Güneş pırıl pırıl…
Yıldızlar, ışıltılı ışınlarıyla kalaylıyorlar durmadan karanlık geceleri…

Şükürler olsun ki insan eli yetişemiyor henüz bu yüceltilere..! (m.a. a. İçel, 07.02.1983)

Şu toprağın bereketine bakın dostlarım; şu yaşama gücünün kutsal direncine bakın. Ne ulu, ne ulaşılmaz bir direnme gücüdür bu Yaa Rab..?!

Ne seyrine doyum olur bu yaşama güresinin, ne güzelliğine..!

Bayatsamış, ağırsamış, kurumaya yüz tutmuş, geçen yıllardan arta-kalan doğanın o kart yeşili ile hemen şimdicik fışkırı-vermiş taptaze, turfanda filizlerin kızıla çalan körpecik yeşilleri, ana ile kız gibi koyun koyuna bir arada yaşayıp gidiyorlar…

Ne ineklerin, öküzlerin deli bir aç-gözlülükle dillerine dolaya dolaya yeyip-yuttukları eski, bayat yeşiller tükendi; ne de atların, keçilerin kemirici, keskin dişleriyle koparıp kırptıkları yeni yeşiller pes etti. Hepsi de kavgadan korkup yaşamdan el-etek çekecek yerde, akıl almaz bir yaşama hırsıyla, bir yaşama güresiyle dünyaya yeniden yeniden sarılışıyorlar…

Şu aralık ayazında, son-güz bulutlarının yırtıklarından aralık bulup da ılık yüzünü ışkırtan [ Halk dilinde, yarı saklayıp, yarı göstererek, sakına sakına sunma anlamını verir.] kış güneşiyle öpüşmek istercesine, kesik başlarını göğe doğru, göğe doğru; yukarıya, yukarıya, uzatıyorlar…

Dişlerin giyotini ile koparılan kesik başları bile boyun eğmemişler ölüme. Dışarıdaki sayısız düşmanları onları yutup yok etmek istedikçe, içlerindeki yaşama güreleri onları yeşertip kardeşlendirmiş. Bir başın kesildiği yerden yedi baş birden fışkırmış…

Böylesi yaşama tutkusunu kim yenebilir dostlarııım? Kim, hangi aç boğaz kemirip yiyebilir? Hangi kötü güç, “Güç yetirebilir bu yaşama güresine..?!”

İneklerin öküzlerin, bin bir canlı yaratığın tüketemediği, atların, eşeklerin, keçilerin çoraklaştıramadığı, hatta insan elinin bile kirletemediği bu Tanrıcı l temizliğe örnek olmalı, katkı sağlamalıyız…Tanrının en üstün, en gelişkin Canları olarak biz İnsan-oğulları; biz İnsan-kızları…

”-Temizlik, İmandandır..!” Buyurmuş yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed. İçimizi, dışımızı, çevremizi, dünyamızı temiz tutamazsak, İnsanlığımız temiz kalabilir mi Eeeyy İnsan Kardeşlerim?

Kalamaaaz! kesinlikle kalamaz!

”Ölümün, ”HİÇLİĞİNİ YİTİRDİĞİ” yerdir buralar…

Yaşamın sımsıcak yaşandığı diyardır buralaar…

Buyurun yaşama şölenine..!

Reklamlar