AB’nin ikircikli yaklaşımı !

Vize serbestliği diyalogu ile üyelik müzakereleri, birbirini besleyen iki süreçtir. hkng0065 Dolayısıyla Türk yetkili makamlar tarafından gerçekleştirilen her reform hamlesi, vize serbestliği kriterlerinin karşılanmasının yanı sıra üyelik müzakerelerinin 23’üncü ve 24’üncü fasıllarına ilişkin uyumun artmasını da sağlıyor. Oysa AB; 23 [Fasıl 23- Yargı ve Temel Haklar] ve 24 [Fasıl 24- Adalet, Özgürlük ve Güvenlik] ’üncü fasılların açmıyor (Kıbrıs engeli). Ama Türkiye’den fasıllarla ilgili alanlarda adım atması için dayatıyor! AB, Türkiye’den gerçekten bir ilerleme, kurumsal, yasal kapasite ve gelişim bekliyorsa; fasılları açıp, belirsizlikleri ortadan kaldıracak şekilde davranmak zorundadır.

© photocredit

***

VİZESİZ AVRUPA İÇİN SON DÜZLÜĞE GİRİLDİ, POZİTİF GÜNDEME ODAKLANILMALI

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu

Artık son düzlüğe girildiğini ortaya koyacak etkili bir çabayla yıllardır süren bu haksız uygulamanın sona erdirilmesi gerekmektedir.

Vize serbestliği diyalogu, her iki taraf için de ilişkileri yeniden canlandıran, bu kadar emek sarf edildikten sonra geri dönülemeyecek bir süreçdir. Vize serbestliği, Türkiye-AB ilişkileri açısından hepimizin aradığı yeni bir başarı hikayesi olabileceğini unutmayalım. Son aşamada hem Türk yetkili makamlara hem de AB kurumlarına büyük iş düşüyor. [Sorularla AB’ye vizesiz seyahat süreci]

Pozitif Bir Gündem, Vize Serbestliği Diyaloğunu Hızlandıracaktır

Türkiye, Vize Serbestliği Yol Haritası’nda [European Commission Visa Liberalization Roadmap] yer alan 72 kriterden, halen daha karşılanmamış olduğu öne sürülen 7 kritere ilişkin reformları hızlı bir şekilde yerine getirmesi gerekiyor. Bu noktada, [Kanun+Mevzuat] ve terörün tanımına ilişkin kriterde yoğunlaşan tartışmaların bir tarafa bırakılıp, halihazırda çok hızlı şekilde yerine getirilebilecek kriterlerin karşılanması, böylelikle pozitif bir gündemin sağlanması gereklidir.

Türkiye’de etkin bir veri güvenliği mevzuatının [Kanun] oluşturulmasına ilişkin kriterlerde çok önemli aşama sağlanmış bulunuluyor. Bu konuda geri kalan adımların da hızlıca atılması gerekiyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ’ndaki istisnai hallere ve oluşturulması öngörülen Kurulun yapısına ilişkin AB tarafının beklentilerini Türk yetkili makamların çok iyi biliyor. Mevcut pürüzlerin kısa sürede aşılması mümkün. Siyasi Etik Kanunu [Kanun Taslağı] uzun süredir bekletilmekte. Bu konuda da atılacak adımlar, hızlı şekilde bir kriterin daha karşılanmasını sağlayacaktır.

Dün yayımlanan raporda [Progress made in the implementation of the EU-Turkey Statement] + [Implementing the EU-Turkey Statement – Questions and Answers] Komisyon, AB standartlarıyla tam uyumlu biyometrik pasaportların dolaşıma girmesine ilişkin kriterde son duruma da yer veriyor. 1 Kasım tarihinden bu yana biyometrik veri içeren ikinci nesil pasaportların [Pasaport ile ilgili Bilgiler] dolaşımda olduğu hatırlatılırken ilgili Vize Serbestliği Yol Haritası kriterinin öngördüğü, AB standartlarıyla tam uyumlu üçüncü nesil pasaportların 2017’nin ilk çeyreği bitmeden yürürlüğe gireceği değerlendirildi. Yani, bu kriterin karşılanmasının önünde hiçbir engel kalmadığını söylemek mümkün. [Biometric passport]

AB Tarafından 23’üncü ve 24’üncü Fasılların Açılmaması İkircikli Bir Yaklaşımı Gösteriyor

Vize serbestliği diyalogu ile üyelik müzakereleri, birbirini besleyen iki süreçtir. Dolayısıyla Türk yetkili makamlar tarafından gerçekleştirilen her reform hamlesi, vize serbestliği kriterlerinin karşılanmasının yanı sıra üyelik müzakerelerinin 23’üncü ve 24’üncü fasıllarına ilişkin uyumun artmasını da sağlıyor. Böyle bir durum varken ve ilerleme raporlarında en fazla eleştiri bu alanlardan geliyorken, 23 [Fasıl 23- Yargı ve Temel Haklar] ve 24 [Fasıl 24- Adalet, Özgürlük ve Güvenlik] ’üncü fasılların AB tarafından hala açılmaması; bu alanlardaki müzakerelerin daha derin bir aşamaya getirilememesi, ikircikli bir yaklaşımı gösteriyor. Hem 23 ve 24’üncü fasıllarla bağlantılı konularda her platformda reform bekleniyor ama diğer yandan bu fasıllar üzerindeki blokaj da kaldırılmıyor, böyle bir yaklaşım doğru değildir. Bu fasılların kapsadığı temel hak ve özgürlükler ile adaletle bağlantılı konularda AB ile Türkiye arasında diyaloğun daha ileri aşamaya taşınabilmesi, tarafların karşılıklı beklentilerini daha net anlayabilmesi ancak bu fasılların açılması ile mümkün olacaktır. AB, bu alanlarda Türkiye’den gerçekten de bir ilerleme ve kurumsal, yasal kapasite gelişimi talep ettiğini; fasılları açarak, belirsizlikleri ortadan kaldırarak göstermelidir.

Gürcistan ve Ukrayna ile Vize Serbestliğinde Son Aşamaya Gelinirken Türkiye’ye Yönelik Vize Uygulamasının Sürmesi Kabul Edilemez

Vize serbestliğinin sağlanabilmesi için teknik sürecin yanı sıra siyasi süreç de büyük önem taşıyor. Sadece Türkiye’nin değil, Ukrayna’nın ve Gürcistan’ın da vize serbestliği için benzer teknik süreçlerden geçmekte olduğunu, benzer kriterleri karşılamakla yükümlü olduğunu hatırlamamız gerekiyor. [EU moves forward on Ukraine, Georgia visa-free travel] AB kurumlarının geçtiğimiz gün, vize serbestliği mekanizmalarının askıya alınabileceği durumlar ve denetim mekanizmaları üzerinde uzlaşıya varmasının ardından Ukrayna ve Gürcistan için vize serbestliğinin önünde hiçbir teknik engel kalmadı. AB ile üyelik müzakereleri içerisinde olmayan bu iki ülkeye vizelerin kaldırılmasında sona yaklaşılmışken, derin Gümrük Birliği ilişkisi yürüten, öncelikli bir ekonomik ve siyasi partner konumundaki aday ülke Türkiye’ye yönelik vize uygulamasının kaldırılmamış olması kabul edilemez.

Nihayetinde teknik süreç tamamlandıktan sonra konu Avrupa Parlamentosu’na ve Konsey’e taşınacak. AB’de popülist ve radikal eğilimlerin arttığı bir dönemde, özellikle Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’ye vize serbestliği karşıtı söylemlerin, süreci olumsuz etkilemesine izin verilmemelidir. AB entegrasyon projesinin geleceğini tehlikeye atan popülist, radikal ve yabancı karşıtı söylemlerin üstesinden anca diyalog ve kültürel etkileşimle gelinebilir. Türk vatandaşlarına yönelik vizelerin kaldırılmasının bunun için önemli bir araç olacağı vurgulanmalıdır.

Reklamlar