• Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

    Diğer 1.577 aboneye katılın
  • Kategoriler

  • Popüler Yazılar & Sayfalar

  • Sayfalar

  • Son Yazılar

  • Arşivler

  • Bizi Takip Edin

  • Meta

  • LİSANS

  • Twitter

  • Linkedin

  • Facebook

  • Yerelce

Türkiye’de Kentleşme ve Sürdürülebilir Şehir Politikaları : Fetva ve Dua ile olacak iş mi hiç?

2050 yılında, kentleşen insan nüfusunun 6,5 milyar ı bulması bekleniyor. Kentleşme aynı zamanda hızlı ve planlanmamış şehir büyümesi sonucunda yetersiz barınma, su, hijyen, ulaştırma ve sağlık hizmetleri gibi altyapı sorunlarına neden olabiliyor. Yeterince planlanmamış kentleşme, hava ve su kirliliği, sürdürülemez orman ve kaynak kullanımı gibi olumsuz çevresel etkilere neden olurken, doğal afetlerin yarattığı riskleri ve sosyal eşitsizlikleri de artırıyor. AB’de Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar hedefi kapsamında çalışmalar hızla sürdürülüyor. Peki Türkiye ne yapıyor?

***

Okumaya devam et

Reklam

AB GENİŞLEMESİ NEREYE?

AB’nin katı ancak adil bir koşulluluk uygulama taahhüdü söylemde kalıyor. Kibris gibi üye Devletlerin genişleme konusundaki kararlarda geçerli olan oybirliği ilkesini suiistimal edip kendi ulusal çıkarlarını AB platformuna taşıyarak “Avrupalılaştırmaları” yaygın bir uygulama haline gelmiş durumda. Gelinen noktada, AB liderliğinin kısa vadeli çıkarları doğrultusunda hareket etmekten vazgeçip, vizyoner davranarak AB’nin genişleme ajandasındaki Türkiye gibi ülkelere verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri önem taşıyor.

***

Okumaya devam et

DEĞİŞKENLİKLERLE DOLU BİR YAŞAM…

Avrupa Türkleri ile öncelikle iletişimi kuvvetlendirmeliyiz. Empati yapıp onları anlamaya çalışmalıyız. Onları hiç bir zaman yalnız bırakmadan her açıdan desteklemeliyiz. Yani onları burada “Almancı” orada “Türk” olmak duygusunun açmazından korumalıyız.

***

Okumaya devam et

GERÇEK DEMOKRASİ NASIL TESİS EDİLİR?

“İktidar = iktidara düşkün ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı olmayanlara verilmelidir” ya da maddi çıkar veya her ikisi için (x1; x2) kendilerini allayıp pullayarak oldukları gibi değil; görünmek istedikleri gibi görünen kişiler olabilirler. Peki nasıl kırılabilir bu kısır döngü?

***

Okumaya devam et

Afgan ve Suriyelilere «Farklı» bir bakış : Ağızlara sakız yapılan milliyetçi ve ırkçı kavramlar…

İyi komşu diye bir şey yoktur. Eğer adalet yoksa, iyisini bir kenara bırakın, komşu dahi yoktur. Vardıysa bile, çoktan yandı bitti, kül oldu. Hak ve hukuk eşitliğinin olduğu yerde ne “hoşgörü”ye ne de “merhamet” duymaya ihtiyaç olur. Bu kavramlara dayanarak hiçbir demokratik ve insani düzen kurulamaz. “Ötekileştirme” kavramı üzerinden toplumu düzelteceğini sananların hepsi, ulusu bir dile, tarihe göre tanımlayan gerici milliyetçilerdir. “Çok Kültürlülük” tarihin en büyük yalanıdır. Ama bu kavramları bolca kullananlar bunu bilmezler ve tam da esas sorun olan budur.

***

Okumaya devam et

Âşkın denklemini bilir misin sen? Ya Sonsuzluk aritmetiğini?

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Hayyam

***

Okumaya devam et

AB Gelecek Kuşaklarının Güvenliği sağlıyor, Türkiye ne yapıyor?

Yatırım ve reformlar için büyük ölçekli mali destek sunan Kurtarma ve Dayanıklılık Fonunun üye ülkeleri sürdürülebilir bir toparlanmaya daha güçlü bir şekilde hazırlaması bekleniyor. Fon, 31 Aralık 2026‘ya kadar üye ülkelerdeki reformları ve yatırımları finanse edecek.

***

Okumaya devam et

Sorunların çözümü siyasetin düzeltilmesinden geçer de, kim düzeltecek?!

Türkiye yine ekonominin kırılganlığının ve kötü yönetiminin ağır baskısı altında. İktidarın ise çarkı döndürebilmek için kullandığı argümanların en başında vergiler geliyor. Bu halk geçim derdi, işsizlik, yoksulluk, pahalılık gibi şeylerle uğraşıp duruyor bir de bunun üzerine haksız ve adaletsiz fahiş vergileri eklemeyin. Bu duruma yol açan ülkeyi kötü yöneten iktidardır. Tuzu kuru zengin siyasetçilerin halkımızı anlaması ve onu refaha kavuşturması mümkün değildir Peki ne yapmak gerekiyor?

***

Okumaya devam et

Auf Wiedersehen «Angie» ! Merkel’siz bir yaşama hazır mıyız?

Merkel’siz bir AB, Türkiye ile Birlik arasında “de facto” durma noktasına gelen katılım müzakereleri sürecinin geleceği için de büyük önem taşıyor. Merkel gibi güçlü bir müzakerecinin olmadığı ve Türkiye konusunda çok olumlu düşüncelere sahip olmayan Macron’un AB liderliğini üstlendiği bir senaryoda, Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkları çözmeye yönelik diplomatik çabalar, BM liderliğindeki Kıbrıs barış süreci ve 18 Mart 2016 Türkiye-AB Mutabakatı baz alındığında Türkiye-AB ilişkilerinde olası gerilmeler oldukça mümkün gözüküyor. Merkel gibi bir arabulucunun olmadığı ikili ilişkilerde sorun yaşanması olası gözüküyor.

***

Okumaya devam et

AB, Türkiye destekli Akdeniz İtfaiyesi Kurmalı

İklim değişikliğinin etkisiyle artan bu olaylar Akdeniz Bölgesi’nde aşırı sıcaklık, kuraklık ve yağışlarda azalma şeklinde kendisini gösteriyor. Bunun sonucunda ve şehirleşmenin de etkisiyle orman yangınları ve ani yağışların sonucu olarak seller sıklıkla yaşanabiliyor. Ortak kaderi paylaşan bu bölgenin ülkeleri afet durumunda kullanmak için acil bir görev gücü oluşturmak da dâhil olmak üzere Akdeniz Bölgesi’nde yaşanan afetlerde destek sağlamak üzere bir birlik oluşturabilir.

***

Okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: